11 Ekim 2010 Pazartesi

eylül 2010

ANAHTAR


-Cesaretini toplayıp neler yaparsınız?. Belki kamikaze, belki bungee jumping, belki gondol, belki de aquapark. Bu saydıklarımdan en cesaret isteyeni; düşük teknolojisi ve bakımsızlığıyla gondolumuz olsa gerek. Evet, bunların hepsinden daha çok cesaret isteyen '0' kalori harcamalık bir aktivite buldum. Emlak şirketlerinin internet siteleri. Saydım tam 3 tane şirket ayni mantığı kullanıyor. Sitede kiralık-satılık ev arayan biz zavallılar STG bazında fiyatlarla hesap kitap yapadursun, site bize sağ üstten anahtar sallıyor. Şaka değil. Sağ tarafta bir el var elinde de bir anahtar. Sen sitede gezerken arasıra sallayıp duruyor anahtarı. 'Baaaaaakkkk' dermiş gibi. Hastasınız oğlum siz, 130.000 STG'ne müstakil ev satmaya çalışıp, bir de anahtar sallamak.




-Emlak sitelerindeki ikinci kolpa ise dere kenarı evlerinde. 3 boyutlu çizimlerde dere olan yerlerde masmavi berrak su var. Yani sabah en dereye yüzünü yıka, o derece. Bunların hepsi 3 boyut aleminde tabii. Bak bende dere var sabah sabah çirkef esintisiyle uyanıyorum.



-Bu hafta sürprizlere boğuldum. Piyangodan para çıkma klişesi değil canım kardeşlerim. 'Piyangodan para çıksa, hiçbirinizi tanımam:fakirler'. Bu cümleyi sevdiklerinize arasıra tekrarlayın. Tatlı bir hüzün kaplıyor içlerini. Fesat olanı varsa gözünü kısıp, 'Acaba gerçek mi?' diye de düşünebilir. Neyse, işte sürpriz. Street Fighter X Tekken. Capcom ile Namco ortak karar almışlar iki oyunun karakterlerini dövüştürecekler. Tanrılar çıldırmış olmalı. Rüyamda görsem inanmam denilebilecek bir hadise. Tüm dünya insanlığına, atari salonlarına gönül vermiş garibanlara armağan olsun. Gerçi perakende satış fiyatı muhtemelen 150 TL olacak olan bir oyunu alana da gariban demek ayıp olacak ama olsun. Aduket sağolsun!.



-İkinci sürpriz ise, Ceylan Ertem'den. 'Soluk' isimli albümüne plak şirketi arıyordu en sonunda bulmuş. Albüm piyasada. Jazz severler albümü alsın, Müzik severler kesinlikle alsın.



-'Herkes  değilim farkına var // Bana bak gardını al!.' Ben



-'Bence sakinleşmeli ve kendini dinlemelisin.' Sen



-'Önce adam olsun!.' O



-Ben-Sen-O'dan görülebileceği üzere; ben her zaman sevimli, sen hep teselli edici ve o hep rahatsız edici.



-Google'a TAK haber ajansını arattım, buldum. Siteye girmeye çalışınca 'Uyarı- bu siteyi ziyaret etmek bilgisayarınıza zarar verebilir. Başka sayfaya gidin veya sorumluluğu üzerinize alın.' . Sonbahar-Kış sezonunun ilk deneysel korku filmini de böylece yaşamış oldum. 'Sorumluluk senin abim, ben karışmam' dedi resmen. Gözlerini kısa kısa. Ne oluyor yeğenim orada?



-Modası geçmeden yazdım yazdım. Yazmadım biter: Fatmagülün suçu ne?.
Kız başına ormanlıkta gezmek.
Aşka inanmak.
Sıkıcı ve pahalı mobilyalara sahip evlere her hafta konuk olmak.
Dizi karakteri olmak.
Bihtere benzemek(Emoştan arakladım)
ve Fatmagülün ne suçu vardı..onu da Ezel'e alsalardı.(editörümden arakladım).




-'Araknafobia örümcek fobisidir, oturduğum bu yer swissotel lobisidir' Ata Demirer.




-Anahtar sallayan el'e uzun süre maruz kalmak, STG ler içinde boğulmak ve müzik çalarda 'Sevgi anlaşmak değildir, sebepsizce sevilir…'. Anahtar 'Yakalayamazzz' diyor, STG'ler '2.35 ten çarparsan TL tutarını bulabilin' diyor, şarkı ise;'Boşver evi insan sevince samanlık seyran olur. Al sevgilini eleke koşun kırlara diyor'. E hadi koştuk kırlara, Aralık'ta yağmur yağınca sen alacakmısın beni evine?. Onu söyle.



-Sevgili Liseli kardeşlerim, sevgili ergen kardeşlerim. Bakıyorum bu yıl hepiniz esprili t-shirtle yırtmak peşindesiniz. Çılgın olmak, popüler olmak, birilerini götürmek yani kısacası daha piç görünme adınıza esprili t-shirtlere salmanızı anlıyorum. Lakin herkesler bu t-shirtlere sardığı için fark edilme şansınız azalıyor. Gelinle damata 'Game Over' iyiydi de, 'Face verdik, Bookunu çıkardın' ile kalite biraz aşağıya indi. Ergen siniri yüzünün her tarafına hakim olmuş bir kızımıza kaldırımda yol verdim bu hafta ve o an acı gerçekle karşılaştım.T-Shirtün ön tarafında 'Akıllısı beni bulmaz', arka tarafta 'Delisi peşimi bırakmaz'.Akıllı kısımda 2+2:4, deli kısmında ise huni vardı. Kalbim sıkıştı, nefes alamadım. Yanlış yoldasın ey gençlik. Daha yaratıcı .




-İnsanlara soyadı veren kurum neresidir bilmiyorum ama acilen onlara ulaşmam lazım. Toplumsal ve bireysel huzurumuz için bunu yapmalıyım. Bu ülkede soyadı 'Çalıkuşu' olan garibanların acilen soyadlarını değiştirmeleri lazım. 'Çalıkuşu' soyadı tamamen yasaklanmalı. Zira hayatları boyunca onlara herkes 'çaltıkuşu' demeye devam edecek. Ben daha 'Çalıkuşu' diyenini görmedim. Varsa yoksa çaltıkuşu. Ayıptır, günahtır. Bu çileye bir son verin. Lütfen.





Halil AĞA
cypaibo@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder