YALANCI ŞAİR:
Yıllar yılı ona buna anlam yükledin ey şair. Denize, Irmağa, Nehire, Dereye bakınca aşkı anlayacaktık hani?. Dur ben de sana şiirle yanıt vereyim sayın şair;
‘ Geliyorum şehere / Başkent’e / Bir koku sarıyor etrafımı / Dereler siyahlar içinde / Hani Yasemin kokuyordun Lefkoşa / Hani nerde aşk? / Cılız bir şarkı mırıldandı Lefkoşa : Hemen kaç buradan, çirkef kokumdan, kaçmazsan eğer, aşk sende biter acımasızca...’
DÜNYA DIŞI NESNE:G.G.İ.K.G
Herşey ‘Bizimkiler’ siziyle başladı önce. Bir heyecanla başlar, ayni sevimlilikte devam eder ve hüzünle biterdi. Hüzünle biterdi çünkü o bitiş müziğiyle ödevlerimiz aklımıza gelirdi. Koca haftasonu dokunulmayan defterler açılır, pazar gecesi Bizimkiler’den sonra ödevler bitirilmeye çalışılırdı. Gel zaman git zaman 3-5 diziyle yıl geçiren ahali, Asmalı Konak’tan sonra çıldıracak noktaya gelir. Yılda 100’den fazla dizi ekranlarda cirit atar. Acı, sömürü ve lüks hayat esintili diziler epeyce ilgi görür. Fakat, geçenlerde dizi tanıtımında görülen bir nesnenin sırrı halen daha çözülmez. Gelinlik giydirilmiş, incilerle süslenmiş kırmızı bir gül’ü denize atan kadın ve suya bakan ağlamaklı insanlar. Gelinlik giymiş incili kırmızı gül(G.G.İ.K.G)’ün sırrı henüz çözülmedi. Dünya dışından geldiğine inanılıyor. Kendisine rastlarsanız hiçbirşey yapmayın, direk kaçın!.
BASİT DÜŞÜNÜRÜM KAFA AĞRITMAM:
‘Beni mi buldu şansın böylesi / Yemin bozuyorum her pazartesi / Ayrılık yüzünden kırdım herkesi / Hayatın akışına uyamıyorum / Yazgımla kanlı bıçaklı / Kalbim hep alacaklı / Hayalim üç kelime o da şöyle; Evli, mutlu, çocuklu.’. Her yaz çıkardığı yığınla şarkı içeren albümüyle büyük bir Misyon edinen Demet Akalın’dan yeni bir şaheser. Büyük misyon ise, kafalarımızı tamamen boşaltalım, hep boş kalsın, eski sevgiliye laf sokalım. Pembe ve tatlı bir yol izleyen sayın Akalın’a bu yıl koca bulmalıyım eklentisi eklenmiş. Aman onunla bununla çok uğraştım , dizimi kırayım bir de çocuk doğurayım bu iş tamam kankaaa diyor hepimize. Afferim, Kızım. Eşeğini sağlam kazığa bağladın.
YAŞLI’NIN KIŞ HAZIRLIKLARI:
-Mutfağın orasına burasına damdan sarmısak sarkıtılacak. Damak zevki gelişmiş yaşlı hissi yaratılacak.
-Her fırsatta kurutulmuş tarhana, moleyiha, çakıstes, hellim gibi yazdan hazırlanmış gıdalardan bahsedilecek. Yazda boş boş oturulmadığını cümle alem bilecek.
-Çocuklara ve gençlere bu yıl bir sürpriz yapılacak ve uyarı iletileri güncellenecek. ‘Üstüne birşey giy’ , ‘Kapıyı kapatın da üşümeyesiniz’, ‘Portakal yeyin da hasta olmayasınız’ gibi artık klişeleşmiş uyarılar öncelikli olarak güncellenecek. ‘Omega 3-6-9 alımını artırabilirsin nenem’ cümlesinin işlevselliği düşünülecek.
-’Kokulu çay’ yapılacak, milletin aklı başından alınacak.
-Kurban bayramında ‘Nerede eski bayramlar??’ konulu iç bayıcı muhabbeti ilk açan olunmayacak. Böylece gençleri çok sıkmayan modern yaşlı sınıfına yaklaşılacak.
-Hava soğuduğunda klima yakan varsa, eskiden ne kadar zor ısınıldığını ve hatta yıkanmak için kazanlarda su kaynatıldığı anlatılacak. Discovery Channel tadındaki bilgilerle, modernlikten uzaklaşmadan eski teknolojiler ve uygulamaların tanıtımıyla göz doldurulacak.
-Yeni doktorlar ve yeni hastaneler itinayla takip edilecek. Gerekirse, evlatların randevu alması istenecek.
HAFTANIN TATİLE ÇIKMASI GEREKEN SANATÇISI:
Aslında herşey yıllar önce COMMODORE 64 ile başladı. Dünyayı, kendimizi, herşeyi değiştirmek amaçlı satılan bu video oyun konsolu-kişisel bilgisayar karışımı ürün zamanında kullanıcılarına oyundan başka bir şey veremedi. 90’lı yılların başında Commodore’dan eser kalmadı diye düşünüyorken C-64’ün müzik programını aniden keşfeden bir ünlümüz 15 yıla yakın bir süredir hepimize toplu cinnet geçirdiyor. Alakasız şarkı sözleri, birbirinin aynisi şarkılar ve artistik duruşuyla işte o. Serdar Ortaç. Serdar Ortaç ve Arkadaşları dediğimiz bir müzik türü yaratabilmiş bir şahıs kendisi. Yığınlarca popcu bugün ayni şarkıyı yapıyorsa bunun büyük suçlusu Ortaç’tır. ‘İki nota bir besteyim’ sözleriyle aşkı öğreten, sataşmalı şarkı sözlerinin kralı Serdar Ortaç tatile çıksın. O tatile çıkarsa, tatile çıkaracak şanatçı kalmaz o ayrı.
Halil İbrahim AĞA
cypaibo@gmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder