MAKRO MATİK
-Mevlüdteydim. Etrafımda çocukluk arkadaşları, tanıdıklar,
tanımazmışık gibi olanlar. Bir zamanlar beraber oynadığım
insanlara bakıyorum. Hemen hemen hepsinin yanında
aynen kendilerine benzeyen çocukları var. Duygulanmak falan
değil, benim aklıma başka bir şey geldi. Yıllar önce marketin birinde
6 kg MAKRO Matik alana 1.5 kg MAKRO Matik bedava! kampanyasını
görmüştüm. E madem yanında bedavası olacak neden hem daha
küçüğü hem ayni ürünü alayım. İşte ben bunu anlamıyorum. İki olay
arasında benzerlik bulamayan varsa sizin için alternatif senaryo
az sonra.
-İsmail YK'nın klibinde Bruce lee var, Tom&Jerry var, Naim Süleymanoğlu
var. Sevgili İsmail YK, sevimli kült bir enerji kütlesi olma yolunda emin
adımlarla ilerliyorsun. Feysbuk şarkını unuttum sanma, hele bir tam
anlamıyla algılayayım ona da sıra gelecek.
-Hiç söylemesi gereken tanıdıklarım feyisbuka 'feyisss' diyorlar. Sanırsın,
ki geçen yıl email atmayı bilmeyen şahıslar feysbukla bir numaralı ahbap.
Feysbuk bunlara haftasonu mangal yapmaya geliyor, beraber dereboyunda
artislik yapıyorlar falan. Meğer benim dost bildiğim feyisbuk'un kendisiyle
(www.facebook.com) buluşup çam sakızı ağdasıyla beraber istenmeyen
tüylerden arınıyorlar. Nereden bu samimiyet diye sorasım var.
-Dünyada istenen 2 adet tüy var; biri saç, biri sakal. Gerisi hep istenmeyen,
gerisi hep epilatör kurbanı.
-Feyiiismiş!
-Etrafımda eski hatıraları canlandıran dostlar...Hayalleri canlandıran
hoş tınılar...Hepsinin yüzlerinde oluşan çizgiler birer yaşanmışlık...
Yanlarında bembeyaz pamuksu çocukları.. Cennet kadar temiz ruhları
deniz mavisi gözlerine yansımış.. Ahhh yalnızlık!. Yakamı bıraksaydın
kimbilir ben her sabah hangi denizlerde uyanacaktım....
-Makro matik ile çocuk insanını ayırt etmek isteyenlere dev hizmet
servisimizi okudunuz.
-Gecenin bir vakti duyargalı bir ses tonuyla program yapan
radyocuları incelediğim 1 saatlik Lefkoşa-Mağusa anayolu yolculuğunda
anladım ki bu adamların anatomi anlayışı biraz farklı. Yürüyen ayaklar değil,
konuşan ağız değil, duyan kulak değil. Burada tüm işleri YÜREK yapıyor.
Hisleniyor, dayanıyor, koşuyor, dinliyor, görüyor. Yürek çalışıp
çalışıp terfi almayan özel sektör çalışanı gibi birşey oralarda.
Hatta çok üstüne gelinirse bir güzel ağlıyor Yürek.
-Bayram tebriğinden sıkılanlara öneri şeysinde bulunacaktım ama
siz bu satırları okurken bayram biter, domuz gribi var el öpmeye
çıkamadıkçılar mutlu mesut olur.
-11 yıl önce bir tanemiz Özlem Tekin'imize YOL klibini çek. Türkiye
yasaklasın, Avrupalarda MTV de göstersin defalarca. Sonra sen
11 yıl sonra Nefes diye film çek. İyinin tamamen kötü olmasını
ben kabullenemiyorum.
-Krizden zarar etmeyen, marka değeri en yüksek markalardan birinin
buralarda ne hale düştüğünü ibretle izliyoruz. Prestij sembolü nasıl
yağma hasan'ın böreği olup kapuşari gittiğini merak eden dünyalılar,
eğer bunu düşünecek kadar sorunluysanız buyrun gelin görün.
-Günlerdir davetiyesini beklediğim Google Wave'in deneme aşaması
için Google bana davetiye gönderdi. Girdim, açtım, birşey anlamadım.
Sırf koskoca Google bana davetiye gönderdi ayıp olmasın diye sistemi
açık bıraktım. Ben uyurken bile Online'dım. İçimdeki Yerel hassasiyetten
ölesiye tiksineceğim bir anım daha oldu.
-Mevlüdte nedense herkes el örgüsü kazak giyiyor. Daha mı yakın
hissediliyor acaba?. Üff çok acayip hazır kazak-makine ve
El örgüsü yün kazak-emek düellosu yaparım ha şimdi. Ve işte, makineler
ne kadar gelişse de el emeği gibisi var mı a dostlar?. İlmek
ilmek dokunan o desenlerde ne çileler gizlidir kimbilir....
-Mecburi tanıdık olup tanımamış gibi yapanlar arasında yapılan
araştırmaya göre gözlüğün ardına saklanmak ilk sırada yer alırkan,
Ortamdan uzama isteğine göre artan felaket yalanı söylemek
ikinci sırada. Kimse araştırmadı, attım. Kendimden biliyorum.
-Ruhsuz bayram tebriği maillerinizin tümünün spamınıza düşmesi dileğiyle..
halil AĞA
cypaibo@gmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder