4 Ağustos 2010 Çarşamba

temmuz2010

HANS




-Sıcaklar bastı, algılar kapandı. Biri körelirken diğeri gelişiyor. Bu sebepten görme özelliğim ilerleme kaydediyor. Çok şey gördüğüm bir hafta oldu. Konuyu aktarıp, ‘Yorumsuz’ kolpalığına da yatabilirim ama yine de yorum yapmadan duramam. Ne yapalım tabiatım böyle.



-’Yorumsuz’ karikatürleri ilk kez 70lerden kalma fotoromanlarda görmüştüm. Fotoroman biter (oğlanla kız çeşit türlü entrikadan sonra kavuşur) , 1-2 tane şampuan ve cilt kremi reklamı yer alır (ürünü kullanan kadınların prenses güzelliğine erişeceğini müjdeleyen reklamlar) , ardından gayet bayat 1-2 fıkra ( Temel’li, Dursun’lu) ve hafif muzip -Yorumsuz- karikatürler. Severek okusam da bana hep savaş dönemini hatırlattığından garip bir de rahatsızlık duymuyor değilim. Gerçi sonunda sevenler kavuşacak ya, gerisi yalan be kahpe dünya!.





-Kartal Tibet ile Emel Sayın’ın Alman olduğu bir film gördüm. 2. Dünya Savaşında ajan Emel. Bi tabii filmde bol bol Eva, Hans, Helga var. Hans’ın 1000’i 1 para. Film boyunca Emelimize kadın-erkek herkesler iltifat eder. Genelde kapalı mekanlarda çekilen filmin en can alıcı sahnesi ise, Emel’in Alman ırkına Türk Sanat Müziği söylediği sahneydi. Almanlar alkış tutmakla kalmayıp, şarkıya eşlik bile ettiler. Değişik duygular içerisinde filmin sonuna kadar sabrettim. Görmek böyle birşey olsa gerek. Filmi bu sıcak havada irdelemeye kalksam, kafam yanacak. Gör gitsin. -Düşman,1973.




-Arabada sıcaklığın 42 derece olduğunu gördüm. Kaç derecede insan yanar merak ettim ama Google tam net cevap veremedi. Alt sıcaklık limitini merak ediyorum.



-Yakışıklı , yetenekli, güzel, seksi, karşı konulmaz, cezbedici, akıllı...Bunlar parfüm reklamı kelimecikleri gibi olsa da, diyeceğim o ki ne kadar iyi olursan ol ne zaman kendini övmeye / gerisini yermeye başlarsın o zaman bitersin ey insanoğlu. Ha arada öv ama bunu yapma; ‘“Arabesk müzik, arabesk yaşam tarzının betimlemesidir. Aydınlığın, çağdaşlığın ve öncülüğün, sanatçılığın sırtına külfettir. Emek karşıtıdır, duyarsızlıktır ve yaratamamaktır! Etik dışı “yalan dolanla” doludur. Ortadoğu işi, 3. sınıf, acındırmaca, tembellik, yeteneksizlik, rant, çamur, muallaklıklar üzerinden yaşar. Arabesk müziği yapan yapsın! Bu sayfaya tek gık diyeni yukarıdaki sebeplerden hemen atacağım! Türk halkının arabesk yavşaklığından utanıyorum, utanıyorum, utanıyorum.”. Sevgili Fazıl Say beğenmezsen dinlemezsin. Sevmezsen KRAL FM değil, MEZZO dinlersin. Esengül diyeceğim, Orhan Gencebay diyeceğim ama vazgeçtim. Herşeyden öte Özgürlük var.



-Kız çocuğuna isim:Naz. Erkek çocuğuna isim:Niyazi. Psikopat çocuğunuza isim:Naziniyazi. Sevgili dost Murat, sayende soğuk espri üretim tesisi olma yolunda ilerliyoruz. Mersi.



-Bir varmış ,bir yokmuş.Evvel zaman kalbur saman içinde dişi denen bir varlık varmış. Bu dişi, her daim kırılgan, naif, işlek ve erkeğini mutlu etmeye odaklıymış. Bir de kusuru varmış bu dişinin. Dikiş makinesi hastasıymış. Hep hayalinde dikiş makinesi varmış. O makinede kuracağı yuva için neler dikecekmiş neler. Kocasına, çocuğuna, kendine...Zaman geçmiş dişi gelişmiş. Haklar elde etmiş. İlerlemiş. Dikiş makinesinden uzaklaşmış. Gün gelmiş, ‘Koca dediğin ev işi sevecek. Yemektir, ütüdür, bulaşık, çamaşır yıkayacak’. cümlesini kurabilir olmuş. Yanında da sınırsız dırdırı bedava gelmiş.



-Minik masalımızdan sakın cinsel ayrımcılık şeysi çıkarmayınız efendim. Saldırmayın, baş edemem bu sıcaklarda. Erkek versiyonunu da yaparız haftaya.



-Yoncimik twitterli, facebooklu şakacıklı şarkı yapmış. Henüz dinlemedim, umarım beni twitter’den soğutacak kadar kötü değildir. Yoncimik de ne biçim takma ad be kardeşim, mercimek gibi.



-Yağdır Mevlam Su’daki kalın adam sesi korosuyla güne başlamak nasıl bir duygu merak ettim şimdi. Sadece o ses olacak ama. Zeki Müren daha sonra eşlik etsin şarkıya. Hep eşlik etsin.



-Pazartesi Tarkan’ımızın albümü çıkıyor. Kulağınızı dinlendirin, öyle dinleyin. Belki Fazıl Say’ın kalitesine uygundur, bir ihtimal o da dinler. Ümit dünyası işte.







Halil AĞA
cypaibo@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder