4 Ağustos 2010 Çarşamba
mart2010
YAŞLI BİLGE ADAM
-Seçim afişlerinden gerçekten korkuyorum. Afişlerde
yer alan iddialı sloganlardan yana derdim yok. Benim derdim
fotoşop. Büst gibi bakıyor parti liderleri, makyaj falan da
değil yüzlerindeki daha değişik bir madde. Bildiğin 2025
yılının Robocop'u. Evet, evet. Hayallerdeki teknolojiyi
bugünden bize sunuyor sevgili politikacılarımız. Bu kadar
kusursuz insan duruşunu da en son TEKKEN 6 oyununda
gördüğümü hatırlıyorum. Oyunun yapımcı firmasına seçim
afişlerini yollasam tüm dünya toplu harakiri vukuatıyla
sarsılır. Hem böylece ülkemizi de tüm dünyaya tanıtmış
olurum. Destek bekliyorum.
-Herşeyi devletten beklemeyelim kampanyası kapsamında,
'Ülkemizi nasıl dünyaya tanıtırız?' sorunsalına çözüm
ürettikten sonra buradan tüm militanlara hep birlikte
çağrımızı yineleyelim. Seçime yanaştıkça
elinizdeki bayrakları bizlere yaklaştırıyorsunuz. Siz bayraklılar ve
biz bayraksızlar. Sayıca sizden çok fazla olmamıza rağmen,
üçer beşer toplanıp sabahın köründe bayrakları yol
kenarında gözümüze sokabiliyorsunuz. Sayınız üçten
beşten fazla olunca direkman yol kapayıp yollarda
bayrak sallıyorsunuz. Sakin kafayla düşünürseniz insanlığınızdan
utanacaksınız. Evet, şimdi düşünme zamanı. Devir, 'Mitingde istediğim
kadar coşayım, cuma akşamları arabaları engelleyecek şekilde
yollarda bayrak sallamayayım' devridir a holiganlar. Lütfen ama
ayıp oluyor.
-Kırmızı ışıkta bekliyorum. Yan tarafta elektronik mağazası.
Vitrinde şahane bir LED TV. LED TV'de küçük Ceylan büyümüş
bir halde ağlıyor. Kafasına tanımlayamadığım anadolu motifli
birşeyler takmış. Şarkı söylerken kahroluyor, maraz ediyor,
yerlere bakıyor. Ve bunların hepsini yaparken kafasındaki
nesneler de kendisine eşlik ediyor. Japon kardeşlerimizi
bu hafta epeyce düşünüyorum ama sanki LED TV'de
Ceylanımızın olmaması lazım. Biz onu LED'siz de severiz.
1920X1080 çözünürlüklü televizyonu icat etmek için
kafayı sıyırtan japon kardeşlerimizi de düşün be Ceylanım.
-Bu arada Ceylan gitgide Nilüfer'e mi benziyor. Yoksa bana
mı öyle geliyor?. Evet, evet benziyor.
-An itibariyle Kurban'ın şahane albümü 'Sahip' piyasaya çıkalı tamı tamına 3
gün ve albüm henüz adamıza gelmedi. Çok sinir bir durum olacak
bu durum için kendimi albümün mp3 ünü indirmemekle terbiye
ettim resmen. Yazının yayınlandığı güne albüm sanırım adaya
gelir. Yaş ilerledikçe istikrar artıyor mu ne?.
-O değil de, Pamela'nın albümü gerçekten iyiymiş. Özensiz
fotoğrafları ve kartoneti ilk başta müziğin ötesine geçer
gibi yapsa da öyle değil. Şarkılar sağlam.
-Seçim mitinglerinde de yeni trend yalaka gazeteciler ha.
Ver eline mikrofonu, övsün adayını. Arada duygusallık
falan yapsın sonra gaza gelme moduna girsin. Oh,
gizli saklı yok artık. Yalakalık fena hastalık. Para arsızı olmak
daha fena. Ama en fazlası bunlara inanıp bayıla bayıla
okumak. İşte en fenası bu.
-Hayatının herhangi bir anında bir kere olsun Hülya Avşar-
Gülben Ergen kıyaslaması yaptıysan bil ki, sen aslında çok
temiz bir insan değilsin. Temizsin belki ama asla çok temiz
değilsin.
-Tam aşk mevsimi. Yorganı, battaniyeyi dolaba kaldırıp
incecik bembeyaz çarşafı çıkarıp, yatak odasının camlarını
ilk kez açacağın gecenin gündüzü aşık olmalı. Yatağa
yattığında bedeninde bir hafiflik, tavana bakıp bakıp aşkını
hayal edişin. Kelebekler uçuşsun içinde. Fırsatı kaçırma.
-Geçenlerde çok eski maillerime bakarken O'na rastladım.
O bir devrin efsanesi, bir zamanların yıldızı. Umutsuzların
umudu, sevdalıların sevdası. O hem eğitici, hem öğretici
hem de sempatik. Evet ,O. 'Yaşlı Bilge Adam' maili...
Forwardlana forwardlana gezmediği diyar kalmamış.
Öğretileriyle gabız gençliği aydınlatmış bir yüce kişilik.
Yerini yavaş yavaş 'Yurdum insanı' temalı maillere bıraksa
da seni asla unutmayacağız yaşlı bilge adam. Ne balık tutan
fotoğrafının yanında yazan nasihatları, ne de insanlardan
uzak yaşadığın kulubeden insanlara dikkat etmemizi salık veren
vaazlarını unutacağız yaşlı bilge adam. 'Yahu ne öğretisi,
adam gelmiş 100 yaşına, bırak allahasın!' demekten aciz bir
gençlik olar seni hep seveceğiz 'yaşlı bilge adam.'
-'Buyrun memur bey bu kimliktir / Kimlikle kibirlik cahilliktir.'
diye başlayan bir Mahmut Tuncer şarkısı buldum. Nereli
olduğumuzun önemli olmadığını belirtip hepimizin dünyalı
olduğunu belirten şarkının finali,' Dünyadan başka mekan
bilmem' cümlesyle tamamlanıyor. Protest müziğe bir de
Mahmut Tuncer'in açısından bakmak lazım. Evet.
halilAĞA
cypaibo@gmail.com
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder