4 Ağustos 2010 Çarşamba

şubat 2010




            HİÇBİRŞEYİN DİBİNDEYİM



-Mehmet Ali Birand'ı gördüğüm an çok mutsuz oluyorum.
Zamanında 32.Gün Kıbrıs diye bir belgesel yapmış olması
onu zihnimdeki mutsuzluk kategorisinde iyi bir yer kazandırıyor. 
Belgeselin her tarafından kan fırlaması apayrı
bir konu. VHS döneminde olmamızın getirdiği büyük bir 
şanssızlıkla bu belgeseli defelarca izlemeyen yaşıtım yok
gibi. İşinözü bu adam bence artık domates eksin. Hatta,
benden izin farmville de eksin. Evet, o derece özgürlük
hediye ediyorum kendilerine. Tüyü bitmemiş yetimlerin
temiz zihinleri adına bunu herkes yapmalı. Destek bekliyorum
arkadaşlar.  İki-Üç kişi arasında laf taşıyıp kavga çıkartmaya
çalışan ortaokul ergenlerinin ruhu bedenine hapsolmuş gibi
birşey.





-Rüyalardan anlam çıkarmaktan bazen vazgeçiyorum. 
Gelmiş geçmiş en absürd rüyalarımdan birini bu hafta 
gördüm. Ecza dolabındaki ilaçların önlediği tüm hastalıkların
mikropları mutfağımda molekül halinde geziyordu!. Grip hapı
var mesala, hoopp hemen grip virüsleri çoğalıp çoğalıp
mutfakta geziniyor. Çok fena. Benimse elimde süpürge
onları balkondan aşağıya süpürüyorum. Mutfağa geri döndüğümde
daha çok çoğalmışlar. Uyanıyorum. Kesif bir fışkı kokusu!.
Meğer deremiz yine tür tür tüter olmuş. İşte rüyanın seyrini
değiştiren dere. Multifonksiyonel rahatsızlık.






-Hani bir kitap okudum hayatım değişti klişesi var ya,
işte onun bir albüm dinledim hayatım değişti versiyonu bende
hakim. Mayıs 2007 de çıkardığı ikinci albümü 'Tanışma Bitti' yi
dinledikten sonra yazmaya karar vermiştim. Zaman hızlı, 3.albüm
de geldi Hayko'dan. 'Sandık'. Birilerinin müzik için didinmesini
bilmek beni mutlu ediyor. Kaçırmayın, kaçırtmayın.






-Gözlüklü insanların daha çalışkan zannedildiği bir bölgeden yetiştim
ey dünya!.




-Meteoloji dairesinin internet sitesindeki hava durumu haritalarına
bakamıyorum. Hem haritada sıcaklık değerlerinin rakamları yok,
hem haritalar ilkokul 4. sınıfındaki zorla ezberlediğimiz şeyleri andırıyor. 
Hatta ezberlememiz kolay olsun diye bir de büyük şeklini sınıfa
asardı öğretmen. Soğuk, kasıntı, tenefüsü özleten derslerdi. O
değilde otuzuna gelince fark ettim; meğer ne kadar saçmasapan
şey ezberleyerek büyümüşük okullarda. Vay ki ne vay.





-İlkokul sabilerini toplamış radyocu soruyor. Kaç kediniz var?
Atatürk İlkeleri?. Cumhuriyet ne zaman kuruldu?. Çocuklar makineli
gibi başlıyor sıralamaya. Eminim heyecandan burun delikleri
hızla açılıp kapanıyordur. Ezberletin bakalım, nereye kadar.
Hayır yani hayvanlardan konuşacakmışsın gibi heyecanlandırıyorsun
da çocuğu.



-Müslüm Gürses filmleri analizi; sarışın kadın güzeldir.



-Ajda Pekkan Superstar 4 albüm analizi; aşktan ötesi yok.



-Superstar4 albümünün de bambaşka bir kafası var. Bol yıldızlı
bir otelin balo salonunda yeni tanıştığın biriyle müthiş bir
aşk yaşıyormuşssun da Ajda da piyanonun başında sana şarkı söylüyor.
Aşkı tercih ettiğiniz için sizi tebrik ediyor falan. Ekolsun Ajda.




-Milyarcının birinde solo-test oyunu gördüm yine. Aptal, gerizekalı 
sonuçlarını değiştirmişler. Meyveli yoğurt reklamında oynayan çocuklara
annelerinin söyleyebileceği düzgünlükte şakacıklı kelime koymuşlar.
Kendini suçlu ve kötü hisseden çocuk yerine, gerzek çocuk tercih
edilmiş. Buna da şükür. 





-'Unutma Umut En Son Ölür' dedi bir tanıdık, ömrümde gördüğüm
en hızlı umut tüketen de o oldu kanımca. 




-Kimse Beni İstemezse seçeneklerim 2 oldu. Kimse beni istemezse
'Burger King'te çalışırım' a ek olarak eve gelip 'PS3 HOME'da sanal
hayat yaşarım'. Sanal dostlarla alışverişe çıkar, sanal oyunlar oynar,
sanal ilişkiler kurar, sanal barlara takılırım. Birileri beni istesin, biliyorum
bunları yapabilitem var.




-'Google aradığım en saçma birşeyi bile saniyenin onda biri gibi bir
sürede buluyorken, Microsoft Outlook arattığım bir kelimeyi bana
gelen maillerin içinde neden 20 dakikada buluyor?'. Bu cümleyi anlam
kayması olmadan bana ingilizce çevirip yollayabilir misiniz?. Olduğu gibi
bil geyits e yollayıp, derdini öğreneceğim. Bakalım ne istiyormuş tüm 
insanoğlundan.
 

-Sevgili Hayko az önce bir şarkısında(Çok Zor) 'Hiçbirşeyin dibindeyim' dedi.
Ben bunu silinmez belleğe atarım.






halilAĞA    
cypaibo@gmail.com





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder