AŞK VAHŞİ DALGALARA YELKEN AÇMAKTIR
-İtiraflarımla başlıyorum. Bu hafta kendimden yaklaşık 15 yaş
küçük bir insan evladından ölesiye korktum. Dürümcü Dünyalarından
birinden 4 adet dürüm ve lahmacun almak üzere içeriye girdim.
Bambaşka bir dünya, farklı bir diyar olduğunu duvar fayanslarındaki
parlaklıktan pekala anlamıştım. Dürümleri beklerken onu gördüm.
Yaklaşık 110 kiloluk abisinin yanında 11-12 yaşlarında 70 kilo üzeri
bir cengaverdi bu. Bana öyle bir bakış attı ki çok anlamlı.
'Burdaki tüm dürümler benim, arkanı dön ve evine git!' dercesine
bakışını sürdürdü. Ara ara 'Sen bu dürümleri hak ediyormusun a cılız!'
bakışı attı. ' 'Sen daha burdamısın?' bakışıyla birlikte topacık burun
delikleri açıldı, havalandı ve içe doğru büzüştü. Çok korktum.
Ne diyardan bişey anladım, ne dürümden. Paket servisimi alır
almaz arabaya koştum. O halen bekliyordu ve giderayak son
bakışını fırlattı. 'Görüşücez!'.
-Diş hekimi sırasında bile daha az gerilmişimdir. Korktum senden
obez çocuk!.
-Bu arada doktor sırası bekleyen hasta ve hasta yakınları
hakkında bilimsel, sosyal ve edebi yaklaşımlarla bir kitap yazıldı
mı acaba?. Ben yazmak isteyebilirim. Biraz daha diş hekimi sırasında
7 ay öncesinin form sante dergisinin keten tohumunun faydaları
kısmını okumam lazım. Ya da okunacak tek bir sayfa bulamayıp
sadece resimlerine baktığım Aktüel dergisiyle haşır neşir olmalıyım.
İçerden Testere 6 filminden sesler...Derin derin nefes alan diğer
kurbanlar.
-Esas mesele randevulu gelen hastalarla sırada bekleyenler
arasında yaşanan gerginlik. İlk kim hamle yapacak?. Laf edersem
yanlış mı kaçar?. Laf etmezsem çok mu pasif olurum?. Bunlar
evrensel dünyanın, evrensel düşünceleri.
-19:30 da çok populer bir göz doktorundan randevu aldım. Bu saat
kimse olmaz diyip yanıma dergi de almadım. 10 kişiden x2 eşittir
20 adet göz ile karşılaştığımda 'dur bakalım!' dedim. Gelenler, gelenler.
Hellim, yumurta, bal,pekmez getiren hastalar. Ağlayan çocuklar.
Bön bön bakan ergenler. Saat 22:00 'de doktorun yanına girdim. Kat
kravat takım çok meraklı bir doktor. 45 dakika İstanbul Türkçesiyle
muayene etti, gönderdi. Dışarı çıktım, işim bittiği için göz sayısını saymadım
ama sanırım sabaha kadar Lefkoşaya köy mahsulu ürünler gelmeye devam
edecek gibi görünüyordu.
-Berber sırasındaki dedikodu ve Layıf sıtayıl! dergileri de sinirlerimi
oynatıyor. Biriniz de paspal olun a cemiyet insanları. Ya da bana ne.
-Hülya Avşar'ın kızı ile oynadığı son klibi izledikten sonra normal hayatına
devam eden henüz olmamış. Bari siz kurtulun. Elbise dolabından oluşan
bir odada başında bornoz havlusu ve vücudunda bornozuyla gezinen Hülya
Avşar ve PSP oynayıp kamera görünce yüzünü kapayan bir genç irisi.
Akıllara zarar.
-Obez çocuktan sonra korktuğum bir diğer genç modeli ise; 'Hızlı ve çirkin
japon arabalarından çok anlayan kız(HVÇJAÇAK) modeli'. Kusura bakmayın daha kısa bir
tanımlama bulamadım ama anlatmak istediğim türün üst başlığı bu. Delikanlı
kız desem değil, ölümüne sevdalı Yıldız Tilbe modeli kız desem o da değil. Başka
türlü. 'O salak babama dedim, Suat'a vereceği paraynan Integra Type R
alırdım ben'. Integra bu cümlenin arabası, Suat bu cümlenin üniversite sahibi.
Sakız çiğneye çiğneye kurdu bu cümlenin bütününü. Korkuyorum senden
HVÇJAÇAK modeli.
-Pembe hayaller kurdurarak aşkı farklı tanımlanmasını sağlayan caniler
forward mail dünyasının kralı olmuşlar haberiniz olsun. Şirin şirin GIF
animasyon bebekler, çiçekler, sevimli kedicikler ve bir inci duygu seli;
AŞK; çiçeklerin büyümesini izlemektir. (kız çocuğu resmi).Mektup yazmaktır
(posta kutusunda mektup alan kedi resmi).Hep o'nu düşünmektir (prenses
elbiseli kız çocuğunun gökyüzüne mel mel baktığı resim).Birlikte vakit
geçirmektir (2 kız, 1 kedi, 1 köpek yanyana resmi). Dalgaların sesini
dinlemektir (deniz kabuğundan ses dinleyen iki kız resmi-tahminen birbirine aşıklar-).
Kuşların kırıntılarını yemesini izlemektir (kuşa yem atan kızlar resmi). Birlikte
ayni yöne bakmaktır (Guguklu saatten çıkan kuşa bakan kız ve oğlan resmi).
Yağmura aldırmadan yürümekir. Dur. Yağmura aldırmadan yürümek mi?.
Ey, be forward yaratıcıları aşkolsun. Oğlum sizin derdiniz ne , karmaşık bir nesil
yetişiyor zaten işleri daha niye zorlaştırıyorsunuz?. İnanan var, inanası olan
var, ilişkisini bunlarla test edip yağmurda yürümek isteyenler var.
TYLOL HOT kaç para senin haberin var mı a forwardçı?.
-Gecenin bir yarısı Sertab Erener'den LAL şarkısı geldi aklıma..Postadan
mektup alan sevimli kedicik beni de etkiledi sanırım..
Halil AĞA
cypaibo@gmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder