4 Ağustos 2010 Çarşamba
mayıs 2010
MANTİN
-16. düzenlenen KRAL TV müzik ödüllerini zevkle
izledim. İnternet yaygınlaşmadan önce müzik piyasamızı
resmen şekillendiren bir oluşumun bugün ne kadar etkisizleştiğini
görmek bende derin mutluluklar oluşturuyor. Plak şirketleri para
vermiyor diye nice albümleri, nice isimleri yedin ey Kral.
Daha beter ol deyesim var ama ulusal kanallarda yayınlanan
tek müzik organizasyonu olmasından dolayı da yok olmasını
istemiyorum. Aday gösterilen isimler bile katılmamış törene,
adaylar dersen eski mantıkla seçilmiş. Aynı gruba bağlı
DMC nin tüm sanatçıları bol bol ödül almış. Düşünün,
ilk ödül töreninin gecesinde doğan çocuklar bugün Facebook'da
ota boka 'LIKE' yapar yaşa gelmişler o derece. Hayat
değişiyor, KRAL TV mantığı direniyor.
-Ajda'nın arkasında playback yapan ENBE orkestrası da
dünyada bir ilki gerçekleştirdi. Playback yapan orkestra!.
-Aslında bir zamanlar etkili olan ve tasvip etmediğim
bir kişi, marka veya oluşumun düşüşünü izlemekten hep
keyif almışımdır. Misal, 'Kınalı Yapıncak'ta Hülya Koçyiğit'e
yerleri süpürten, laf sokma manyağı yapan, kafasına
kafasına vuran, tecavüz edip sokağa atan Aliye Rona ve
ailesini düşünün. Devran döner, Aliye ve çetesi fakir olur
ve ev satılığa çıkar. Evi kim alır?. Bi tabii Hülya
Koçyiğit. Hangimiz zevk almadı bunu izlerken ey vatandaş?.
Hangimizin ciğerinin yağı erimedi sorarım. Hayat hep böyle
birşey olsun istedim, olmadı. Ama belki olur ümidindeyim.
Hele Hülya Koçyiğit'in alini öpmeye çalışan Aliye Rona
dakikaları unutulmaz.
-Film dedim de aklıma geldi. Filmlerimi farklı bir düzene göre
kategorize edesim gelmişti geçenlerde. Aksiyon , komedi,
gerilim falan değil de olaya bağlı bir düzenleme düşündüm.
Şöyle ki, 'Fena tabiyatlı zenginlerin günü geldiğinde beş
parasız kaldığı filmler', 'Fena tabiyatlı zenginlerin en çok
fenalık yaptığı insan tarafından evlerinin satın alındığı filmler',
'İçkisine ilaç atıldıktan hemen sonra polis baskınıyla olay
yerinden uzaklaştırılan ve nispeten kurtulan kızlı film',
'İçkisine ilaç atıldıktan sonra başka bir yatak odasında
uyanıp 'burası neresi?' bakışı atıp böğüren kızlı film',
'fakir fukarayken sesi keşfedilip ünlü olup, filmin bir
yerinde plakların masanın üzerine atıldığı filmler' 'bir miras
davası için idam edilmeden bir gün önce evlenen şahsın suçsuz
olduğunun kanıtlanması ve bu evliliği ciddiye aldığı filmler' 'kötü
hastalığa yakalandığını öğrenince sevdiği adamdan/kadından
hastalığını gizleyerek, kendinden nefret ettirme yöntemiyle
ayrılmalı filmler'. Denedim ama özellikle son madde hemen hemen
tüm filmlerde olduğu için kategoriler birbirine girdi vazgeçtim.
Her filmi en az 20 defa izlediğimden zaten konuları hafızaya
yazdım. Yaşasın yeşilçam ve onun beynimizi zorlamayan senaristleri.
İyi ki vardınız.
-Apartman önündeki bazı çöpler kadar varlığımı hissettiremediğimi
düşünüyorum bazen. Belki de, onlar varlığını oldukça keskin hissettiriyorlar
bilemiyorum.
-Hafta boyunca arkadaşlarıma da sordum durdum 120 yıl önce
ilk plağı keşfeden adama deselerdi ki 'Ey vatandaş biliyormusun ki;
120 yıl sonra insanoğlu bu plaktan daha düşük ses kalitesinde şarkılar
dinleyecek'. Traş olurken aklıma gelen bu sorunun en buyuk suçlusu
radyocular. Radyolarda sıkıştırılmış
MP3 çalan insanlar ayıptır ayıp. 120 yıl yahu. MP3'ün de düşüşünü
görürüz inşallah(Kınalı yapıncak tadında).
-19 Mayıs'ta halk gösterilere gitmek yerine Güney Kıbrıs'a
mağazalara akın etmiş. Bir takım zihniyetler gercekten hiç
değişmeyecek gibi. Apple'ın son harikası Ipad'e dokunabilmek,
IKEA'dan Lack sehpaya yalnızca 9.99 Euro'ya sahip olmak
veya Brabantia'nın nano teknoloji mutfak gereçlerini
izlemek; elinde mantin sallayan bir sürü genç irisi görmekten
çok daha keyifli. Mantini geçtim halen daha folklor oynayan
var yahu!.
-19 Mayıs'a alternatif eğlence de olabilir mesela. Mantinsiz,
folklorsuz bir kaç sıkıcı olmayan dans gösterisi ver arkasından
konseri coşsun millet. Herşeyi de benden beklemeyin.
-Kurban ilk kez Kıbrıs'ta. 29 Mayıs Cumartesi Girne Jasmine
Court Green Garden'da!. Hatırladıkça kalp ritmim hızlanıyor.
Gelen eğlenir, gelmeyen televizyonda leymonatta reklamı izler.
-Gecenin gece yarısı Flash tv yapımı korku ve dini filmlerden
kesitler izleyip yeterince elektrik sorunu olan beynimi zorluyorum.
O değil korkuyorum da. Klu klax klan kostumu gimiş bir çobana yol
gösteren bir kuzunun hikayesini izledim az önce. Kafasından ışık
çıkan ihtiyar falan var. Resmen korktum.
-Kötü oyunculu, kötü çekimli, kötü senaryolu korku filmleri
beni hep daha çok korkutmuştur ama dini dizilerde ihtiyarın
öğüt verdikten hemen sonra kaybolması gibi bir ürkünçlük
yok.
-Baykal ve sex. Yanyana geldiğinde bile hayattan soğutmaya
yetecek ikili. Dünya bazen çok acımasız.
cypaibo@gmail.com
HALİL AĞA
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder