4 Ağustos 2010 Çarşamba

k4

Bir ERGEN’in Yapılacaklar Listesi:

Pazartesi:
Motor aldıramama konusu kesinlikle bir yenilgi olarak kabul edilmeyecek. Yepyeni stratejiler belirlenecek. Yaz için yeni saç modeli düşünülecek.


Salı:
750 cc motor için ilk çalışmalar başlayacak. Annenin gönlü hoş tutulacak. Babanın cüzdanına giden yol anneden geçer mantığı beyine kazınacak. Saçlar için ayna karşısında deneme yapılacağından kiloluk jöle alınacak.


Çarşamba:
Spor salonuna başlayıp, ‘atletlik’ vücut yapana kadar kapasite zorlanacak. Daha önceki spor salonundaki vücutun kapasitesini zorlamayı sevmeyen, ilaçsız spor yaptırma mantığında bir salon tercih edilmeyecek. Şişmek için her yol denenecek.


Perşembe:
Saç modeli için profesyonel yardım alınacak. Berbere en havalı modeli yapması için yapılmadık yalakalık kalmayacak. Spor salonundan geldıkten sonra mutlaka kolsuz T-shirt giyilip gezilecek. Şişkinliği fark etmeyen olursa, konu açılacak ve kol kalınlığı konusunda ikna edilecek.


Cuma:
Şehiriçi 100 m2 lik bir havuzda çılgınca parti yapacak potansiyel arkadaşlar aranacak. Yalnızca havalı ve yanında kız getirebilitesi olanlarda yoğunlaşılacak. Havuz ne kadar kalabalıksa o kadar hava atma şansı olduğundan gayet tertipli bir şekilde havuza gidilecek.



Cumartesi:
Berberde aynı şaç yapılıp dereboyunda kahve içilecek. Akşama doğru eve gidip yemek yenilecek sonra kot pantolon-siyah gömlek-kolye üçlüsü tamamlanıp dereboyu kaldırımlarında bağıra bağıra konuşulacak. Normal dışı birşey görüldüğünde en gürültülü kahkaha atan daha popüler olacağı detayı asla unutulmayacak.



Pazar:
Adada yaşadığına bakılmayacak ve dümdüz denize 20 TL verilip gidilecek, akşam dereboyunda gördüğün herkes burada olduğundan şişesi 10 TL’den sık sık bira içilecek. Böylece, ‘Delikanlı-Çılgın-Hovarda’ yakıştırmalarından en azından 1 tanesi kazanılacak.





HAFTANIN TATİLE ÇIKMASI GEREKEN SANATÇISI:
Müzikte memleket tanımam. Müzik evrenseldir. Düz bir başlangıcın devamını ayni şekilde getirecek değilim. Böğürerek şarkı söylemesini her albümde artıran sayın Işın Karaca için sakin olacak değilim. Reklam filmi çekmek için gittiği adada 1-2 tane de facebook profil fotosu çektirmiş gelmiş. Eee, fotoğraf hazır hadi bir albüm yapayım mantığıyla girmiş stüdyoya. Açmış eskileri başlamış sıralamaya. Dert bende derman sende, Mavi mavi, Kimbilir, Dilektaşı, Hor görme garibi...Arabesk arabesk olalı, bu tarz bir işkence görmedi. Bağırmakla kalmamış, kelimeleri eze eze, dinleyiciyi döve döve söylemiş Karaca. Tamam kardeşim sesin güçlü ama yeter artık bizi dövme. Hele hele efsanevi ‘Mavi mavi’ filminden karelerle klip çekme. Tatile çık. Buralara yabancı değilsin. Kıbrıs’a gel tatile. Tatil boyunca ESENGÜL dinle, ne dediğimi anlarsın. Kıbrıs bir ada mıdır?, Cennetten parça mıdır?. Evet, bunu dikkate al.




YURDUM ÖZEL::
Tepkisizlik. Haddinden fazla bir zam gelir, dırdır eder dururuz. Sonra hep dururuz. Yol yapımı yıllar sürer dırdıra devam o kadar. Mesela , bizim mahalleye yakın düğün salonu gibi birşey açıldı. Rezalet ötesi bir Cem Karaca-ISLAK ISLAK yorumu var şimdi. Resmen adam bağırıyor. Arabaya atlayıp, salona gidip,’ Birader, bana acımazsan Cem Karaca ‘ya acı. Yapma.’ demek var. Ama bende oturuyorum. Özellikle çomak sokayım kısmında coşuyor.



HAYKIRIYORUM:
Doksanlarda İnternet olmadığından pek gelişmiş algılarımız yoktu ve iki kitap okuyan aşk-sevgi felsefesine başlardı. Modern zaman filozofu tadında. Hem saygı hem rağbet görürlerdi. Yıl 2010, Facebook diye birşey var. Halen daha aşk, sevgi edebiyatından prim yapmaya çalışan var. Sanarsın yeni bir şey söyleyecek. Paso aynı terane. Aha şimdi bende söyledim:’Aşk, ıssız sahillerde gözgöze bakmaktır saatlerce’. Ne oldu, saygıdeğer mi oldum bir anda?. Çık hayatımızdan ağlak duygusal.



TİNYÖZ:
30 yaşına gelse de Anne - Babayla düğün tebriğine gider. Baba parayı takar, bu da hem düğüne gitmiş, hem de para takmamış olur. Ah, Tinyözüm düğüne babanın arabasıyla geldiğini de söyleyelim mi?.




Süt kutusunda yazan; ‘Siz ve aileniz her gün yeteri kadar süt içiyor musunuz?. -Çocuklar 3-4 bardak. -Gençler en az 4 bardak. -Yetişkinler en az 2 bardak içmelidirler.’ uyarısına uyarsak ne olur?
a)Obez oluruz.
b)Batarız.
c)Tüm gün uyuruz.
d)Psikoloğa gideriz
e)Hepsi.


Sütten başka şeyler de yiyeceğimiz için vücut aşırı yağlanma yapacaktır. Obezite yolu açılır, zira 1 bardak dediğin 200 ml. Litrelerce süt ve onun yağını hayal edin. 4 kişilik bir aile bu hesaba günde en az 8 TL süt parası verecek. 8 kere 30 etti mi 240 TL. Bu şartlarda hem batar, hem çıkarız. Para dayanmaz. Bu kadar fazla süt ve 40 dereceyi aşkın sıcaklık vücudumuzda birleşince ne olur?. Bi tabii uyuruz. Ve konu komşu bize her allahın günü ‘Bu kadar süt alacağına inek alaydınız. Daha çok kurtaracağdı vallahi.eheheheh’ diye dalga geçeceğinden psikolojimizin de iyiye doğru gitmeyeceği kesin. Psikolog yardımına mutlaka ihtiyacımız olacaktır. Doğru cevap E.


ÖV ÖV BİTMEZ:Yıllarca itildi. Hep anneler yedirmeye çalıştı. Yüzüne bakan olmadı. Hor görüldü. Ve Yeniden dirildi; KURU KAYISI. Faydalarını anlata anlata kapışıyor millet. Sevmeyeni sağlıksızlıkla suçlayabiliyorsunuz kolayca. O halde övmeye devam.




halil ibrahim ağa

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder