4 Ağustos 2010 Çarşamba

eylül 2009

  
                 SEVGİ GÜZELLEMELERİ
-Atiye'ye çok üzüldüm. Hem de bir hafta içinde tam 2 kez.
Atiye Tarkan'ın kafası yanında ezildi. Evet, resmen öyle.
Konser afişine bakıyorum, koskocaman kafasıyla Tarkan
ve ufacık bir köşede elini havaya kaldırırmışcasına çırpınan
Atiye. Atiye belki ben, belki sen bazen.. Hüzünle çırpınan..
Elini hafaya kaldırıyor Atiye, belki bir duyan var diye....
-Aslında ikinci üzüntümle bağlayacaktım ama kapişonlu
eşortman üstüm üzerimde olduğundan işin seyri değişti.
Kapişonlu eşortmanların bence bir kişiliği var. Evet, onun
bir ruhu , bir  karakteri var.
-Diğer bir karakter sahibi eşortman ise, yeni evli eşortman 
takımıdır. Mutlaka ama mutlaka damata alınır. Damat eşortmanının
diz yerini çıkarana kadar eşortmanlarını bol bol giyer.
Pudralı, beyaz ve aydınlık günlerdir. Eşortman takımı zamanla
deterjan kütlesi ve suya yenik düşer..Renk atar, solar,
diz yerinden giyilmez hale gelir...Evlilikler de öyle değil midir?.
Ya ilişkiler?...  Hepsi zamanla yıpranmıyor mu?..
-Kapişon power!
-Aşortman/Aşofman bende polyester çağrışımı uyandırıyor, o yüzden
eşortmana yöneliyorum. Eşortman daha pamuklu olsa da 
1990 ların sonunda çıtçıtlı modelleriyle aşortman karşısında
büyük yenilgiye uğramıştı. Zamanında sevmesem de, bu toprakların
en erotik giysisi olarak onu seçiyorum..
-Tangaya alternatif; Çıt Çıt lı aşortman!.
-Az daha Atiyeyi unutuyordum, konser öncesi yerli bir
radyo kanalımıza konuk olur kızımız. Sunucu daha merhaba demeden
başlıyor Atiye'yi övmeye. İçinde 3 adet sevgi, 2 adet hayran ve 4 
adet de güzel kelimesi kullanarak 2 dakikaya yakın Atiye'yi över.
Atiye şaşkınlıktan biraz sessiz kalır ve bu kadar övgünün karşısında
ne diyeceğini şaşırdığını söyler. Sunucu durur mu başlıyor programını
anlatmaya. Hatta o programına başladığında Atiye daha 6 yaşındaymış.
İşten eve gelene kadar tahminen 11-12 adet sevgi ve 15'e yakın
güzel kelimesi duydum. Atiye'nin sesini bir daha duyamadan radyo
sustu. Çünkü, eve gelmiştim ve anahtarı kapatmadan sunucu 
bu kadar yıldır kendini takip eden dinleyicilerini Atiye'ye anlatırken
sevgi güzellemeleri benzetmesini kullanıyordu.
-Sen daha çocukken diye başlayan cümleler genellikle iç bayıcı oluyor,
sıcakta hiç çekilmiyor. E napalım yani, anamız babamız bizi doğurdu da
biz mi doğmadık.
-Atiye'ye üzülsem de, ne kadar güzel bir hayatımız var dedim kendi
kendime neşe ile sevgi ile güzellemeler ile.
-Her sayfasında 'Bugün de Yaşıyorum' damgası bulunan bir günlük
gördüm Bieanal'de. 1976 yılında yapmış bir sanatçı. Bir daha anladım ki,
kasmadan da başarılı olunabiliyormuş. 
-Sanat için kasan sanat izleyicisi kadar dayak isteyen insan da az 
bulunur yeryüzünde. İlle zevk almayacak, ille zevk aldırmayacak.
-Haluk Levent bir şarkısında hayata sitem ediyor, sonra şiirsel
bir tonda içindekini kusuyordu. 'Yol geçen hanına dönen bu sanat, bu
edebiyat...'diyerekten de sitemini sonlandırıyordu. İşte ben orada 
Haluk Levent'e çok üzülmüştüm. Sanatçı adam, sahteliklere gelmiyor 
diyerekten...Ergenliğin ilk yıllarına ait yüz kızartıcı bir anımı daha 
dinlediniz. Haluk Levent bol bol dolandırıcılık davasıyla uğraşadursun,
bağır bağıra söylediği şarkılarını her duyduğumda kendi kendime
bir iç karartısı,bir sıkıntı. Sanat hayatmış oğlum, üzülmek sana mı kaldı!.
-Yılmaz Morgül'ün Türk sanat müziği için üzülüp kadın programlarında 
kendini parçalaması. Oğlumm,  bak Bülent Ersoy'un mücevharatı kendisinden
ağır basıyor. Kadıncağız mücevher ağırlığından yere düşecek, sen uğraş dur.
-Bilgisayarımı XP'ye döndürmek hayaliyle bilgisayarımdaki herşeyi silmem
ve akabinde Vista'dan XP'ye döndürecek driverları sevgili SONY'nin üretmediğini
öğrenmek. Mutsuzluk nedir diye sorsalar, işte bunu derim.
-Bir gün de sorsalar!
-Beğendiği tek şey, o mağazanın en pahalı ürünü olan dostum var. 
İkimizde dünyada tek olmadığımızı fark ettik ve çok mutlu olduk.
Öyle mutlu olduk ki, 69.99 -124.9'luk ayakkabıların cirit attığı bir
mağazada 329.00 TL'lik ayakkabıyı beğendik. Sadece beğendik,
e haliyle alamıyoruz.
-Ölmeden önce görmek istediğim iki şey vardı. Birincisi  Bang&Olufsen satış
mağazası(mal), ikincisi Panda (hayvan). Birincisini gerçekleştirdim başım 
göğe erdi. Sıra Panda'da. 
-Sevgili sevgi güzellemeleri sizler de hayatlarınıza renk katmak istermisiniz?
O halde hayatınıza ölmeden önce menüsü ekleyin. Mal, hayvan, yer v.b 
alt kategorilerle ayırın ki ulaşmak daha kolay olsun. Asla ve asla Ölmeden önce 
yapmanız gereken 100 şey, izlemeniz gereken 200 film gibi kitaplara başvurmayın.
Hayat sizin, kendinizi tasarlayın!.
halil AĞA
cypaibo@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder