4 Ağustos 2010 Çarşamba

ekim2009

             ŞAMPİYON
-Bir gün içerisinde tam 4 adet genç ergenin
sivilcelerini gördüm. Trafikte yine şanssızdım,
ışık yine kırmızı. Radyoda 'unutulmuş birer birer
eski dostlar' ruhlu bayram sabahına özel Türk
Sanat Müziği, yollar ilk yağmurdan çoşmuş sel
olmuş. Ve işte bu atmosferde sırayla diziliyor 
karşıma maxi sivilceliler. Dersane şampiyonları.
Teknoloji de öyle ilerledi ki, pixel açısından da
herhangi bir sorun yok. Bol bol yüz yüze geldim
sivilceyle. Sınavdan kalacağım diye ağlayıp,
97 alan liseden kalma eski maxi sivilceler geldi
aklıma. Dünyayı kurtarmışlar mıdır, merak ettim.
-Geçen yılkı ÖSS birincisi haberi halen daha 
zihnimden çıkmıyor. Ara ara kendini hatırlatıyor.
ÖSS birincisinin sırrı başlıklı habere neden tıklamıştım 
ki?. Düşündüm ki, 'kuru üzüm yedim ondan birinciyim'
falan desin de yıllardır kuru üzümün zihin açıcılığını
kabul etmeyen arkadaşlarıma bu haberi forward edeyim.
Ne gezer. Saçlar hafif dökülmüş, gözler tamamen ifadesiz,
'sadece yemek ve tuvalet ihtiyacı sırasında çalışmaya
ara verdim'. Hay ben senin gibi yeni neslin. Hay ben
senin açacağın yolun. Oğlum hava al, oksijen, gez
arada, yaşından 10 sene önce koşuyorsun tasarımsal
olarak. Ruha zaten ihtiyacın yok gibi.
-O değil de, birincilere b.k atan adam oldum resmen.
Birinci olsun insan olsun arada kopya da verebilsin arkadaşlarına
benim derdim bu. Paylaşım. Bütün dünya bir olsa,
buna inansa formatı.
-Çocukluğumda plastisin olmadığı için ara ara üzülüyorum.
-Çocukluğumda örümcek adam ve örümcek adam logolu 
envai çeşit eşya olmadığı için de seviniyorum. 
-Domuz gribinin domuz hayvanıyla alakalı olduğunu sanan
hacılar, 5 ay kimseyle öpüşmeyin diyen bakanlar da varmış.
Ortam resmen Banu Alkan'ın saçlarıyla diskoları dağıttığı
tecavüzcü Coşkun abimizin genç kızları hapladığı
ortamın  kıyıda köşede yabanice oturan vatkalı genci
gibiyiz birçoğumuz. Ben dahil. Millet Level atlamış.
-İstanbul Hatırası olarak aklıma neler geliyor. Taksimde satılan
dönemsel icat-oyuncaklar, buzluk süsü, cezerye, gömlek,
beyoğlu çikolatası falan. Hepsini kafamda yerle bir eden Doğuş
dosta çok teşekkür ederim efendim. Mandra pavyonunda, 40 
sene önce dansöze para takan amcaya mı konsantre olayım,
gazino kartpostalındaki heykelimsi kadın vücuduna mı? Yoksa 
gazinoda asılı duran post modern resimlere mi?. Müthiş bir uyum.
Yeni Zerrin Egeliler filmi bulmuşcasına sevinçliyim. 
-Lütfen kulaklığı takınız kulaklık anten görevi görür. Oldu canım
sen koy 8 megasiksel yüz tanıma özellikli auto focuslu kamerayı,
bluetooth'u, wirelessi, dokunmatık arayüzü, 1GHZ işlemciyi ama
halen daha yok anten görevi, yok kulaklığı takın.  İşlemcinden
utan, uzaya çıkmışlığına utan ey uluslararası teknoloji şeyleri.
Bu ayıbı düzeltene kadar size şey demeye karar verdim. Milyarcılarda
görüyoruz bit kadar radyolar var, koca telefon olmuşun ayıp sana.
-Sonlandırmak istediği telefon görüşmesini telefon antenini yavaş
yavaş sökmemişsen hemen eski model antenli telefon bul ve
bunu yap. Ses önce dijitallenir, sonra yavaş yavaş gider. İçin
huzurla dolsun, masum yalanlar senin olsun. Kafiye olsun diye
kastım resmen. Ama bak sen beni dinle, dırdır çekeceğine
sök anteni rahatla.
-Biraz önce Beyoğlu Çikolatası dedim hediye olarak. Duyan 
da Monaco prensesiyle arkadaşız sanacak. Bir sabah kalkmışssın
Monaca prensesi sana SMS atmış.'Aşkolsn cnms. Dün 5 çayına 
gelmedn. Küstüm:('. Üzülme prenses sana özel uçak yollar onunla
gidersin. OFF canım çok fena saray ailesinden biriyle 5 çayı
içmek istedi. 

-Kuru üzüm ne kadar zihin açıyorsa, Şeftali de suçluluk duygusunu
zihinden atıyormuş. Cümlenin devamını şeftali de zihin kapıyor diye
tahmin edenler varsa lütfen bana kızmayın. İçimden kafiyeli,
şekilli şeyler geçiyor. Çağla arkadaş söyledi bu şeftali şeysini. Allahtan
tüyleriyle barışamadım da çok yemiyorum. Sonra duyargasız olsam
halim nice olurdu değil mi?. Ne nicesi yahu, kafam rahat olurdu.
Boş ve sorunsuz.
-Zeki Müren'in konser kaydını dinliyorum. İçimden resmen sevgi dolu
bir kelebek sürüsü çıkıyor durmadan. Bu ne naiflik. Bu ne hatır severlik.
Bu ne ses paşam diyorum ardından açıyorum Last.fm'i çalıyorum 
Electronica kanalını. Resmen kültür mozaiği oldum. Bir nevi köprü.
Kültür mozaiği lafını bulan adam şimdi karşımda olsa inan bir yumruk
atardım kendisine. Ha baktım adam benden daha iri, modern bir
insan olarak gel anlaşalım derim. Duruma göre.
-Son olarak sözüm trafikte her gün cebelleşen sevgili emekçi
arkadaşlarıma. Hissediyorum Çarşamba başlayan geleneksel grev 
şenlikleri sürecek, trafik rahat edecek. 
halil AĞA
cypaibo@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder