31 Temmuz 2010 Cumartesi

ağustos2009

                     SEÇKİN KOMŞU
-'Bugün ellerini semaya gönlünü Mevlaya aç, bugün günahlardan olabildiğince
 kaç, bugün en gizli incilerini onun için saç çünkü bugün kandil, kandilin mübarek 
olsun.' Sevgili bilmediğim telefon numaraları neden her dini bayramda böyle
yapıyorsunuz anlamıyorum. Dini günleri SMS ile kutlamak gibi bir amaç edinmişken
son dakika aldığınız bir kararla 'tanımadığımız numaraları da gönderelim bakalım
ne olacak' diye mi düşünüyorsunuz anlamadım ki. Yıllardır devam eden bu çileye
bir son verin artık. SMS inden anladığım kadarıyla, 'Arada günah yap ama bugün 
yapma yiğenim!.' der gibi bir ifaden var. Sevabından çok zararın var.
-Bayram ve özel gün SMS cisi, sana kızdığım için özür diliyorum. Biliyorum,
1001 temenni dolu yeni yıl, yeni hayat temalı sms leri gönderirken çok
heyecanlısın. Biliyorum ki, içinde safca bir çoşku var. Ama orta yaşa ilerledikçe 
heyecan yaratan sms ler azalıyor hayatımda. Eskiden her çeşit dedikodulu,
cilveli, nazlı, kaprisli, sevdalı mesajlar telefonumdan eksilmezken, şimdi
nerde indirim, nerede işe yaramaz bir şölen varsa hooop telefonuma.
Sanırım operatörler işe başladığımızı anlar anlamaz dayıyor indirimi, dayıyor az öde-
çok konuş şeylerini.
-Yahu, hiç az öde- çok konuş olur mu?. Az ödeyen, az konuşur. Çok konuşan,
çok öder. Ha , sizin az öde-çok konuş kampanyanıza katılınca; az konuş-çok öde
oluyor ama bu halk elbet birgün şahlanacak!.
-Şahlanmak nire, biz nire hemşerim!. Millet ek mesai parasını kim yeycek! diye
parçalanıyor. Ne şahlanması. Haşa. (Yazar burada dilimizde olmayan hafif dinsel 
günlük konuşmaları yazısının içinde ara ara eritiyor ki, okur yavaş yavaş
yeni döneme hazırlıklı olsun).
-Bu arada az önce Ulusal bir Türkiye kanalında acayip bir reklam gördüm. Yürüyüş
parkurunda modern kılıklı orta yaşlarda bir kadın omuzunda sweatshirtiyle yürüyüş 
yapıyor. Ona yetişemeyen modern kocası ve ingiliz sarısı bir kızı. Kadın aniden
duruyor, kocası nefes nefese fakat sevimli ,küçük kız arkada oyun oynuyor.
40 yaşında ve doktor olduğunu öğrendiğimiz kadın, Avrupa standartlarında bir hayat
ve seçkin komşularımla buluşmak için sabırsızlanıyorum diyor. Bu bir rezidans reklamı.
Seçkin komşular ve seçkin komşularla buluşmak için sabırsızlanmak. Ya bende
sorun var, ya ideal yaşam bu olmamalı. Offf kendimi zorlamanın manası yok, doktor 
hanıma elimin tersiynan ağzının orta yerine iki tokat atsam o kadar mutlu olurum ki.
O kadar olur. İdealler sizi.
-Beyaz dizilere yine şaşıyorum. Lütfen bunu ev hanımları okumasın. Bambaşka birşey.
Her 10 kitaptan dokuzunda kadınların gömlek düğmeleri göğüslerin diriliğinden kopuyor.
Ve her 10 kitabın sekizinde adamların kalçaları dar, omuzları geniş. Bulan var, bulmayan
var.
-Geçen haftalardaki klip zencileri yazımda çok ayıp etmişim. Mahsun Kırmızıgül'ün
Mavi Göz klibinde darbuka çalan zenciler sizden özür diliyorum. Hakkınız yenecek
gibi değil. Mavi Göz, yeşil göz, neeeaaalaaa gözler!.
-O değil de dünyanın en güzel ve en gaz şarkısının 'Beyaz Gül, Kırmızı Gül Güller
Arasından Gelir...' adlı İbrahim Tatlıses şarkısı olduğunu sandığım günler geride
kaldı ama kalıcı hasar bırakmadı desem yalan olur. Beyaz gül dolu bir sepet, ve 
üzerine kırmızı güllerin tek tek atıldığını düşünürdüm. O zamanki aklıma göre
bundan güzel bir mutluluk tablosu olamazdı. Zaman geçer ve hayaller İbrahim 
Tatlıses bıyığına toslar.
-Hayat böyle birşey.
-Murat Soydan'ın gemici olduğu herhangi bir filmde, bil ki Murat Soydan'ı
film boyunca üniformalı göreceksin. Evde, gemide, parkta, partide, sevişirken,
öpüşürken. Sünnet çocuğu şapkası gibi birşey de ekstresi.
-Helikopter görüp de havaya bakmayacak olan adamdan kork.  
halil AĞA
cypaibo@gmail.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder