31 Temmuz 2010 Cumartesi

ağustos2009

              -KAMPANYA
-Saptama yapmaya bayılıyorum. Bu sefer saptamalarımı gafil
avladığım kurbanlarımla teyitleştim. Süpersonik bir dostun
düğününde folklor ekibi geldi. Oraklar, püsküller, paneriler
falan. Kadınlara baktım, genelinde beğenir ama kabullenemez bir
ifade vardı. Hani evet güzel hoş ama modern dünyada böylesi
pek yok ifadesiydi bu. Ya da arabesk dinleyip bunu gizleme histerisi
gibi bir şey. Efendim, düğün gecesi 4, düğün sonrası ise 3 kişiye
en ummadıkları anda sorduğum sorular neticesinde cevaplarıma 
ulaştım. Dişi milleti ne kadar  kikirdese de, istemem yan cebime
koy dese de sabah kalktığında yatağın yanında orak çeken adam
görmek istiyor.
-Kabartmalı duvar kağıtlarıyla döşenmiş, viscoelastic yatağında
uyuyan kadınlarımız daha gözünü açar açmaz 1 adet püskül elbiseli
orak çeken adam arzusunu içten içe besliyor. O daha gözlerini 
ovuştururken beyi orakla taknalar atıp çeşit türlü yerel motif aromalı
akrobasi hareketleri yapmasını hayal ediyor. Bir nesil böyle arada 
derede kalıyor.
-Modelim itibariyle kampanyalara bayılırım. 1 alana 1 bedava olsun,
Bir alana  2.si 1 TL olsun. Olsun da kampanya olsun. Mutlaka 
faydalanırım efendim. Bugüne kadar adını sıkça duyduğum fakat
faydalanma fırsatı bulamadığım bir kampanyadan faydalanayım dedim.
Geçtiğimiz yıl daha da popüler olan 'Türk'ten Türk'e kampanyası', evet
sıra bu kampanyadaydı. Güney'de 19 Euro olan şadırvan'ın aynısını
buradan alacaktım. Aradım, taradım bulamadım. Hava 41 dereceydi ve
şadırvan türevi hiçbirşey piyasada yoktu. Buralarda 
bulamayınca moralim bozuldu. İlla ki kampanayadan faydalanacaktım.
O da Türk, bu da Türk diyerekten Türkiye'nin en popüler alışveriş sitelerinden
birinden istediğim şadırvanı buldum. 94 TL ürün fiyatı ve 45 TL kargo 
fiyatıyla ürünümü sipariş ettim. 5 gün sonra kargo şirketi ürünümün 
gümrükte takıldığını söyledi. Beyin dalgalanması yaşaya yaşaya 
şirkete gittim, gümrük takılma bedeli olan 3 TL yi de ödeyip 
kağıtlarımı aldım. 2 gün gümrük dairesine gideceğim için kendimi psikolojik
olarak hazırladım.  Ve sonunda sanayi bölgesindeki gümrüğe gittim.
40 dakikaya yakın, 40 derece de dolanıp 62 TL vererek ürünümü aldım.
Dolayısıyla 94+45+3+62: 204 TL ya şadırvanıma ulaştım. Şadırvan bana
bakıyor ben ona. Bakışıyoruz karşılıklı. Kulağım uğulduyor. 19 carpı 2 
diyorum 38 çıkıyor. Hade 5 da üstüne koy. 43 oluyor. İstiyorum ki, 
19 çarpı 2 nin sonucu daha fazla çıksın ki daha az üzüleyim. 
Hulusi Kentmen gelse yanıma 'Al sana eylem.. al sana boykottt.. 
memleketin idaresi size mi kaldı ulen' dese ve ben aniden akıllansam.
-Çok aşırı sıcaklarda arabama acayip yazılar yazdırtmayı düşünüyorum. 
İşe gidiyorum klima vurunca vazgeçiyorum, iş çıkışı serinde yine vazgeçiyorum.
Ertesi gün gene sıcak aklımda CANISI'lar, LİSELİM'ler, POWER lar 
uçuşuyor. 
-O değilde senin orakçı kocan günün birinde orağı bir kenara atıp, kafasına
içi su dolu bardaklar koymaya başlarsa. Ya o zaman ne yapacaksın a fantazisel
kadın.
-Çok sevimli bir komşum var. Köpeğimi günde 5 kez gezdiriyorum, en az 3 sefer
kapısının önünde oturuyor. Ya molehiya ayıklıyor, ya ayak parmaklarını izliyor. 
Ve her seferinde ayni şeyi söylüyor; 'Gene gezdirin ay oğlum. E napacan, köpeksa
onun da canı var ya aslından'. Sayesinde köpeğimin de canı olduğunu her geçen gün
kafamda pekiştiriyorum. Köpeğime kendimden iyi bakmıyor olsa idim kesin paranoyaya
bağlardım. Onun da canı var, acaba ona iyi bakabiliyor muyum? diye. Sevgili komşum
seni seviyorum ve evet onun da canı var!.
-Bilmem kaçıncı Antalya Hotellerinde yemek yeyip dünya parası ödeme festivali
tüm hızıyla devam ediyor. 'Sabah 4'de aran gardaş, tavıkk dolma getirirler odana'.
. O değilde sabahın 4'ünde odasına tavıkk(!) dolma çağıran adamla benim ne 
işim var yahu. Evet, öncelikle bunun cevabını bulmam lazım. Tavııık dolması.
-Her ne kadar son albümüyle üzse de, Aylin Aslım süper demiş;
                        -Albümünüzde kaç şarkı var?
                        +8
                        -neden 10 değil?
                        +öyle de böyle de indircekler. 
-Bazı şapkalardan çok ürküyorum. Bunlar hem hasırımsı bir dokuya, 
hem de kovboyvari bir tasarıma sahip oluyorlar. Sahibiyle bütünleşip
'Biz çok işliyoruz, ekmeğimizi taştan çıkarıyoruz bu sıcaklarda. Sen..?'
dermiş gibi bir garamuzası var bu tür şapkaların. Garamuzadan güç
alıyor resmen.
-Doğru bilinen yanlışlar serisi; 
Yanlış:'Klimanın altında oturun vallahi bütün gün. Ne güzel iş'.
Doğru:'Klimanın altında oturup mod değiştiren beyin, fiziksel
yorgunluğun ötesinde kalıcı hasarlara sebebiyet verebilir. Buna
istinaden vücudun belirgin yerlerinde kırılganlık hissi oluşur.'
Yanlış:'Apartman köpeği alıştı mama yesin. Kemik yemez oğlum bu'.
Doğru:'Mama tadı çok kötü fakat çok faydalıdır. Kemiğe ve ev yemeğine 
alışmış köpek mamayı asla yemez. Mama yiyen köpek ise, kemik 
verildiğinde havada kapacak derecede sevinir.'
-Gördüğün gibi sayın  okur, yaş ilerledikçe daha beyaz daha faideli
insan oluyorum gibi geliyor. Ve faydalı olan herşey gibi öğretiyi
verdikçe veriyorum. Ha bana kim öğretsin o ayrı.
-Mizah dergileri amip gibidir. Bölündükçe güzelleşir, güzelleştikçe
bölünür. Hoşgeldin 'CİCİ'. Seni de severiz elbet. Üstelik ,Tayyipsiz
mizah gibi hoş bir misyonun da var.
-Uyku sersemi folklorcu modeli sevgili yerine tanıdığım tüm Mine'ler
karşıma gelse ve 'Mine değil Emine!' deseler hep birlikte. Acı gerçekle 
başbaşa kalsam. Meğer yıllardır Mine dediklerim Emineymiş. Bunu
yaşayabilme ihtimali bile yaşamaya değer.
 
halil     AĞA
cypaibo@gmail.com
 
  
   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder