‘Gerçek Can Sıkar, Beni Uyandırma’
Bak bir varmış, bir yokmuş diye başladı masal. Hep kötülükler hüküm sürer ilk başlarda, ama hep iyilerdir mutlu olan. Masalların mantığındaki saf ve temiz gücün sırrı budur. ‘İyiler hep kazanır’. Böyle güzel bir ruh halini hüküm sürmek varken; Iraktaki 4-5 yaşındaki çocukların kafalarına bombalar yağdıran zihniyetlerle ayni tür canlı sınıfında yer almayı kim isterki?!.
Masal dinleme yaşındaki bazı bebekler ve çocuklar; ya kapitalizmin dayanılmaz savunucusu Amerika’nın kurşunlarıyla ölüyor ya da bayıla bayıla almaya meraklı olduğumuz markaların ürünlerini çok ucuz maaşlarla üretmeye uğraşıyorlar...Kapitalizm işte böyle bir dengesizlikler ve acımasızlıklar bütünü. Önce ülkeleri fakirleştirmek ve muhtaç duruma getirmek için ‘demokrosi götürmek’ temalı savaş aç, haberin olmadan(!) binlerce sivil öldür. Ölümden kurtulan insanları ise; açlık sınırının altında bir parayla ürününü ürettir ve sonra diğer ülkelerdeki prestijli(!), sevimli aile ve bireylere aynı ürünü 40-50 misli fiyatlara sat. Malların satılmadı diye üzülme %70 lere varan indirimlerle sat bize. Biz onu da alırız, ama karta 10 taksit elbet hakkımız!
Ahh ne güzel olurdu hep masal kalsak, hatta masal kalmanın anlamını düşünemeyecek kadar masallarda yaşasak. Masal sevmek, kendini daha az insan hissedebilmek, bambaşka diyarlara dalmak.. Ruh halinin ‘Astral Seyahat’ civarlarında gezinmesi ne hoş bir deneyim. Adile Naşit’in kuzucuklarına anlattığı masallarını dinlemeden yatağa gitmeyen bir neslin kuzusu olarak; gerek çizgiroman okuyarak, gerekse çizgifilm izleyerek o ‘bambaşka diyarlar’ ruhunu hep hissetmek gerek.
Peki ya masal gibi şarkılar? Hepimizin hayatında masal gibi bir şarkı, bir anı yada bir sevgili mutlaka vardır. Müzik yaşamlarını tamamen rüyalar alemine adamış gibi gözüken bir gruptan bahsetmek istiyorum:REDD.
‘Mutlu olmak için sevmek için görme, işitme/ Mutlu olmak için sevmek için bilme, çok düşünme’ diyen bir önermeyle karşılar bizi REDD. İlk stüdyo albümü ‘50/50’yi 2005 yılında Stardium’dan çıkaran grup, alternatif müzik severler kadar; pop müzik sevenler tarafından da beğenilir. Grubun tek dezavantajı ise, firması Stardium. Çünkü, ayni dönemde ‘Hepsi’ adlı 4 adet itici kızdan oluşan grubun tanıtımıyla uğraşan firma, REDD’e gereken promosyonu yapmaz. Ne de olsa tek vasıfları güzel olmak olan bu kızlarımıza ülke olarak oldukça ihtiyacımız vardır!. Önce sıradan klipler, sonra -bol katkı maddeli- bir gazlı içecek reklamıyla ve Sezen Aksuyla birlikte konserler vererek hayatımızı rahatsız eden grup, son olarak gayet amerikanvari bir diziyle ekranlarda. Ne mutlu ki yaklaşık 2-3 yıl sonra eminim onları hiç kimse hatırlamayacak. Tarkan rakibi olarak görülen Abidin’i, gangsterstar Bayhan’ı, hatta 3 günde 500 bin satan BBG Tarık’ı bile unutan bir nesilden bahsediyoruz!. Gerekeni oldukça etkili unuturuz.
Doğan Duru, Berke Hatipoğlu, Güneş Duru ve İlke Hatipoğlu’ndan oluşan REDD’in ilk albümünde 10 şarkı yer alır. CD kapağının yanında kırmızı bir kalemle hayallerimizi çizmemizi isteyen grup, kendi hayallerini ise albüm kitapçığında ve şarkılarıyla bize göstermekte geri kalmaz. Albüm kitapcığında yer alan ‘Denizkızı Vücutlu Aksakallı Bilge’ kadar fantastik bir öğeye, şu sıkıcı dünyada rastlamak kolay mıdır?
‘Bahçelere daldık’ şarkısıyla dünyayı anlamak için, Ay’dan bakmak gerektiğini düşünen bir mantığa sahip bir şarkı elbette güzel olacak. Hatta o etkili ve masalsı vokaliyle Doğan Duru, şarkının sonuna doğru ‘Herkes maskesini boyarken, biz çimlere uzandık’ demiyor mu?. Bambaşka rüyalar alemine dalıyorum ve hep öğrenci kalmak istiyorum. Öğrenci olmak, hiç paradan konuşmamak, Üniversitenin çimlerinde yuvarlana yuvarlana günleri gecelere ulamak, sınavdan bir hafta öncesine kadar not tutmamak istiyorum.
Aklı başında olmayan kızların, Beyoğlu sokaklarında başına gelebilecekleri keyifli bir tempoyla anlatan ’Öperler’ albümün en ritmik şarkısı. Şarkıların genelinde bir yol albümü havası mevcut. Hani kafanı dağıtmak isteyip, ritme kapılma ihtiyacı hissedersin ya bazen. Yine de yer yer sıkıcılığa düşen şarkıları da sahip bir albüm ‘50/50’. Dünya ile derdi olan, olan biteni anlamaya çalışan, anlamaya çalışırken de pek fazla kasmayan grup ilk albümüyle, fark edilmeyi başarıyor.
İlk albümlerinden bir yıl sonra piyasanın başarılı firmalarından PASAJ ile anlaşan REDD, ‘Kirli Suyun Parıltıları’nı 2006’da piyasaya sürer. İlk albümden çok daha güçlü ve kararlı bir ahenk yakalayan grup, bu albümle çok daha geniş kitlelere sesini duyurur. Hatta o kadar duymak isteyen varmış ki bu coşkuyu, ilk klip şarkısı olan ‘Falan Filan’ yurtdışında da ilgi görür. ‘Manzaraya daldım, sakın uyandırma/ Ben böyle güzelim’ diyen ‘Falan Filan’ MTV’deki World Chart Exspress’de haftalarca yer alır. Doğan Duru’nun masalımsı vokaline biraz daha asi bir ruh eklenmiş bu albümde. İlk albümde yer alan yer yer sıkıcı tonlamalar, bu albümde pek görülmüyor. Yepyeni şarkılarıyla; hem ruhsal, hem de bedensel olarak kaçıp gitmek istediğimiz O bambaşka yeri anlatmaya çalıştığını belirten grup, bunu fazlasıyla başarıyor. Çünkü, şarkıları yalnız başınıza dinlerken aldığınız keyif bambaşka. ‘Yalnız birey, güçlü birey’ vurgusunu şarkıların ruhunda hissetmeniz oldukça keyifli.
Melek, şehir, insan,düzen ve benzeri kavramların varlığını sorguladığı ve şarkı ismiyle zaten en çok aradığını belirten bir hikaye; ‘Hala Aşk Var Mı?’, albümün dikkat çeken parçalarından. Bir adet Bülent Ortaçgil Cover’ı ‘Çığlık Çığlığa’ albümün şaşırtan şarkısı. REDD bu albümle birlikte yoluna 4 değil 5 kişiyle devam ediyor, Suat Ayyıldız. Davul konusunda oldukça abartısız diyebileceğimiz Ayyıldız, grubun ruhuna uygun bir performans göstermiş. ‘Prensesin Uykusuyum’ ise masallardan masal beğen dedirtecek bir şarkı. Benim aklıma hemen ‘Ayşecik ve Yedi Cüceler’ filmi gelse de, lütfen sizin aklınıza bu gelmesin. Zira, normal halindeyken bile bir sevgi yumağı olan Ayşeciğin bir de prenses halini düşünsenize!. Herneyse, ‘Prensesin Uykusuyum’ bir prenses ihtiyacı ve sihirli bir hayat dileyen bir erkeğin temennileriyle başlıyor ve en sonunda ‘bir masal’ın yokmuşuyum..’ diyerek bitiyor.
‘Artık Melek Değilim’ ise, iyilik yapıp karşılığını alamayan bir meleğin öyküsü. Peki bir melek kızarsa ne yapar? Ne tonlarca çikolata yer, ne ruhunu alışverişe satar, ne de çocukların başına bomba atar. Ya gördüğün rüyayı bozar, ya sevdiğin dünyayı durdurur ya da kırılmamış son kalbi kırar. ‘Bak Keyfine’, ‘Dünya’, ‘Kirli Suyunda Parıltılar’ albüm dikkat çeken diğer şarkıları. REDD kendi kulvarını yaratma yolunda ilerlemeye devam edecek, o devam ettikçe yemyeşil diyarlardaki kırlarda koşmaya devam edeceğiz değil mi? Ederiz elbette. Hatta indirim reyonundaki fırsatları da kaçırırız ki, belki o ürünleri üreten çocuklar da bizimle birlikte o kırlarda koşabilirler...
HYPERLINK "mailto:haliltekno@yahoo.com" haliltekno@yahoo.com HALİL AĞA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder