31 Temmuz 2010 Cumartesi

şubat2009

                                         KİŞİSEL
                           Çok seslilik var etrafımda. Birbirinden farklı ve ayrık 
demeyeceğim elbet. Zira liseli kitleye kitap satmaya çalışan yazar ruhu
devri bitmiş olmalı. Yada ben bitmiş olduğunu hayal ettiğim bir dönemdeyim.
                       
  
                            Tek bildiğim çok ses olduğu. Gerisiyle ilgilenmeyeceğim
kadar rahat ve maviye yakın hissediyorum kendimi. Yepyeni bir atmosfer 
yaratma arzusu geliyor  ara ara. Bir pantolon, bir gömlek diyen eski eurovision
şarkıcısı takılıyor aklıma.
                             
                             Evet ya, başka bir çıkış olmalı. Yenilik için en materyal
zihnimle sayısal loto oynamaya gidiyorum. Kısa ve keskin para bulma yöntemi.
Şansa ulaşmak bile zor geliyor bana. Cebimdeki paranın büyük bir kısmını oynamayı
düşünüyorum. Burada paranın büyük kısmı diyerek paranın azlığını sizlere sunuyor
ardından cep kelimesi ile bunu pekiştiriyorum.
                             Şansı bulmak ne zormuş. Zuhal Olcay şarkısı gibi yağan
yağmur sayısal loto'nun binasına pek adil davranmamış. Vıcık vıcık bir çamur.
Sevimsiz ve her yanda. Bok çukurunda şans aramak diye birşey geliyor aklıma.
Kendimle gurur duyuyorum. 
                              Karanlık koridorlardan yukarıya çıkarken ne gurur kalıyor,
ne neşe içime kasvet geliyor.  Hayallerin sigara izmaritiyle buluştuğu mekan.
Eski berberim geliyor aklıma ve salonundaki betting muhabbetleri. Dakikalarca
bitmek bilmeyen yabancı takım isimleri.
                              Kim kazanır?. O kazanır?. 
                              -Bi arkadaş milyarı götürmüş abii yeaaa!
                              Bunu da mı özledim nedir. Yok uğruna iddialar bile arkamda
kaldı sanırım. Siyah camlı Doğan SLX de görmüyorum artık. Nerdesiniz siz ?. 
Summer Hits 97'yi arabanıza takıp takıp gezseniz ya yine. En güzel sarışın kızlara
aşık olsanız. Aşk tan ölseniz. Summer Hits'in ardımdan sağlam bir CANISI.
                               Doğan SLX-CANISI ikilisini düşüne düşüne yatırıyorum 
kuponlarımı.Elbette kazanmayacağımı biliyorum. Arabamı yıkatacak param olmadığını
düşünürken yatırdığım kupon elbette quantum felsefesine takılacaktı. Quantum
fikrime engel, tamamı çamurdan oluşan sayısal loto girişi güzel bir güne engel.
                               Maddi arınmadan umudu kestim. Çocuktuk büyüdük rüzgarı
esiyor aniden. Eskiden böyle miydi den daha farklı büyümeyi sorgulamak. Eskiden'ler çoğaldıkça
sıkıştırıyor beni. Biliyorum artık 'ananı ninolay ye ye' gibi bir şarkı duymayacağım.
Biliyorum bir kere daha üniversiteye yazıldığım ilk gün olmayacak.
                               
                                Yeni ilk lerim olacağını düşünerek rahatlıyorum. Çoban oldum
gidiyorum / yapayalnız bu diyarda..diye başlayan bir Hayko Cepkin şarkısı dinliyorum.
Yemyeşil bir canlanma hayal etmiş, doğa ile yenilenmeyi anlatıyor..
                               
                                 UVA ları kafaya takmadan doğaya salınmak geliyor aklıma. 
Deniyorum, yanılıyorum. Yolum uzadıkça mekaniğe bağlıyorum, fırtınamı sessizleştiriyorum.
Güneş ve ben. Yapmak-etmek-gitmek-kalmak yok. -ak 'dan ve -ek'den uzak kumsala
koşuyorum. Düşlerim var bir tek yanımda.
                                     
                                 Kendimi bulmak gibi bir derdim var. Dedim ya ses'ten yoruldum. 
Mutlu olmaktan belki de. Yanlış anlaşıldığımda üzüldüğüm günler. Sanırım son anlarınızı
yaşıyorsunuz. Etkilenmiyorum sizden. Güneş'te yapayalnız...
                              
                                 Bembeyaz  bir kendim düşünüyorum. Bencilliğin dibine vuracak
kadar ben, beyazı seçecek kadar melek. Son kez veda etmek istediklerimleyim. Bakışıyoruz
son veda anına kadar. Veda anı desem de, veda etmeyeceğim ki. Offline directly!. 
Kapat&kurtul!. Hepsi bu.
                                  
                                  Sessizce izlemek, ağırdan almak meğer ne keyifliymiş. Etrafta 
olan bitene bakıyorum gökyüzünden yavaşça aşağıya inen melekler gibi. Herhangi bir şeyin
parçası olmamak gibi bir fikrim var. Bu sefer öyle olsun. Takım ruhu, sinerji benden epey
uzak olsun. Sessizce birlik kurmak istiyorum kendimle.
                                  Yıllardır yapamadığım planlarım geliyor aklıma, milyon kez tekrarladığım
sözler, yıllardır tamir bekleyen eşyalar.. Planlar... 30 yıl
vadeyle müstakil ev sahibi olmak fikri birden en saçması geliyor bana. O hep sahip olmak 
istediğim canlı geliyor aklıma. Büyük ödül mübarek. Ödülü büyük bir yarış yaşanıyor içimde.
                                    Bozuk havalar bana destek oluyor. Arada kalmak istemiyorum bu 
dönemde ya güneşte yalnız ya da kızıl bulutlar ve parlak ışıklar. Düşümdeki hava bugünüme
eşlik ediyor. Terk edilmiş bir şehrin kaybolan güneşi yerine şehirde güneşin kaybolması hoşuma
gidiyor.
                                    Birine ihtiyacım var mı?. Yanımda kal, burda kal. Çoğaldıkça dert
artıyor sanki. Belki de hepsinin suçlusu benim merhaba enerjim dir?. Kimbilir?. Ondan kurtulmaya
mı çalışıyorum acaba. Kırılana kadar denemek, denemekten yorulmadan şans tanımak..Düşler,
yollar, beklenen hepsi ile birlikteyim şimdi.. Çok keyifli bir günde karşıma çıkan sahip olamadığım
geliyor aklıma.
                                    Bir zamanlar... diye başlayan Tanju Okan şarkısı başlıyor zihnimde
dönmeye. Sahip olamadığımı; bir olamadığımızı izliyorum.En çok hiç değişmemesi etkiliyor beni.. 
İnsan hiç mi kendini çirkinleştiremez. Benim de dahil olduğum yığınlarca kütle nasıl beceriyorsa 
sende becerseydin ya çirkinleşmeyi...
                                  
                                      O çok beklediğim ışık geliyor birden. Bulunduğum  heryerden
uzağa atıyor beni. Tam anlamıyla atıyor. Yerleştirme gibi bir fikri yok artık. Tek derdi fırlatmak.
Başka  türlü olamazsın diyor bana. Kabulleniyorum çaresiz...
                                      Sonuçlarını bilmediğim bir yolculuğa çıkıyorum..Elediğim, eleyeceklerim..
Daha çok kendim, daha fazla ben.
cypaibo@gmail.com    
HALİL AĞA
                                    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder