AHIM ŞAHIM
-10 yıl önce kızılötesi teknolojisinden etkilenmiştim.
5 yıl önce Bluetooth, 3 sene önce Wireless hem
şaşırtmış, hem sevindirmişti. Gelmiş ve gelecek
tüm kablosuz teknoloji mücitleri sözüm size,
asla 'uzak şehirde birbirini çok seven iki insandan birine
bir şey olduğunda diğerinin anında hissettiği acı' teknolojisini
maalesef geçemezsiniz. 40 yıldır şaşırıyorum. Murat Soydan Amerika
da kaza geçiriyor, ayni anda İstanbuldaki Türkan Şoray'ın
böğrüne bir saplantı saplanıyor. 6. his'in, Wireless'in ve
envai çeşit kablosuz iletişimin bittiği an bu andır.
-Nerde bir hevesle traş makinesi alıp bir kez kullanan bir
adam görürsen, nerde bir küçük ev aletlerinin yarısından
fazlasını bir kez dahi olsa kullanmayan bir ana görürsen,
nerde bir rengini beğendiği için aldığı bir giyim eşyası
kendine küçük geldiği için hiç giymemiş bir genç kız görürsen
onları sev. Onlar , sensin. Onlar , benim. Onlar, biziz.
-'Nerde bir yerde boynu bükük bir gariban görsen, o benimdir
o benim başkasına bakmaz' Murat Göğebakan.
-Kapitalizme sövmek için konu çıkardım. Devam etsem mi,
etmesem mi?. Hem sizi acıdım, hem kendimi. 40 derece falan
olmuş zaten. Ama geçen haftaki Kuran-ı Kerim in son yaprağı
ve ölümsüzlük konusuyla ilgili çok sağlam duygu sömürüsü
yapmak istedim. Kendime engel oldum. İçimde kaldı.
Ölümsüzlük... ah insanoğlu yaşarken ölmeyi ister,
ölürken yaşamayı.. sevgiler hep tatminsiz. herşey yalan..
sevinç koca bir hüzün denizi...Boğulmaya yüz tutmuşken
neden ölümsüzlük?. Herşeyin tekrarı yeni bir yalan eklerken
hayatımıza, ölümsüzlük boş bir çığlık değil midir?...
-Yaktın beni 21 yaşında okuduğum Cezmi Ersöz kitapları
(arka arkaya 4 kitap) ve ... ları. Çamaşır suyu lekesinden
beter izler bıraktın ruhumda. Bak hala betimleme içerisinde
bırakıyorum dört bir tarafımı.
-İnsan canlısının tamamen yalancı olduğunu size ispatlamak
istiyorum. Hemde zorla. Beynimi açmalıyım ki, zehrimi saçayım
.Ha hA ha .İspatlıyorum: 'Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler
olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur.' Al işte kanıt. Belki
de milyon kez duyduk bu sözü. Çok ahım şahımmış gibi
defalarca. Bu hesaba göre dünyadaki herkes küçük beyinli.
Hatta bu sözün daha argosu olan; dahiler-aptallar versiyonunu
ele alacak olursak , hepimiz aptalız. Afferim. Bu mudur?. Tüm
dünyayı peşinden sürükleyen söze gel. Ben daha kişiler'i
konuşmayan insan tanımadım. Zaten kişileri çok az konuşan insan
bile yeterince sıkıcıyken, bir de hiç konuşmayan!. O zaman neymiş
biz tüm insanlar olarak küçük beyinliymişik. Mersi.
-Az önce ahım şahım dedim ya, odada ahım şahım'ı yankılattım.
Gözlerimi manevi olarak kapadım. Ahım şahım bana 80lerin
altın yaldızlı işlemeli koltuklarıyla(bkz. Kemal Sunal-Varyemez
filmi) çok kalabalık olmayan bir düğünü 'ahım şahım
değildi' diye anlatırken molehiya ayıklayan 3-4 tane ev hanımı anne geldi
aklıma. Sanırım ben buyum.
-Kişileri konuşmak istiyorum. Petek Dinçöz'ün elektronik alt
yapılı son eseri ' Ne Yapayım Şimdi Ben' den bir bugle:
'Bilgi çağındayız bilinmeyen neler bulundu
Erişim bilişim iletişim vesayire aldı yürüdü
Koyunları klonladılar sıra insana geldi'
-Tanrım,(yaz döneminde akın akın ülkemize gelen Londrezler
için translate:OH MY GOD) uzun zamandır görmediğim eski
bir idolü Tarık Mengüç'ün yeni klibi 35 derece de gördüm.
Klip zencisi!. Hem rastalı, hem elinde kadın çantası, hem de
'hava sıcak. yanıyorum. herseye rağmen stres atıyorum. ateşim
35 derece. hava sıcak 35 derece. hadi bebeğim denize' gibi sözleri
olan bir şarkının klibinde yer alıyor. Biliyorum Ajda Pekkan'ın
Aşka İnanma klibindeki ilk versiyonlar kadar fonksiyonel
(gemi kaptanı, tayfa, danscı) değilsin ama yeniden hoş geldin aramıza
sevgili klip zencisi. Kendini çok özletme. Yine bekleriz.
-Işın Karaca şarkı söylemesin. Boş bir defter alsın ve yazmaya
başlasın. 'Sesim çok güzel ve bunu ispatlamak için bir daha
bağıra bağıra şarkı söylemeyeceğim'. Defter dolana kadar
bunu yazsın. Bitirince Sertab Erener ve Funda Arar'ı arasın
onlarda yazsın. Yeter, gerçekten sıkıldık. Hayır berberde powerturk
var, istemeden de olsa duyuyoruz.
-Böylece haftanın Fundasını da aradan çıkardım ha.
-Sevgili okur senlen dertleşmek istiyorum. Çok uzatmadan anlatıyorum
bana yardımcı ol. Hayatımı sorguluyorum. Geleceğimi, geçmişimi
değil anı sorguluyorum. Ben Kermiyadaki çember tartışmalarını gazetede
okurken bir sürü bir sürü adam ve kadın Rock'n Coke da The Prodigy
ile çılgınca böğürüyordu. Onlara Firestarter dedikçe, ben müzakareler
başlıklı bir şeyler okuyordum. Onlar Invaders Must Die dedikçe ben
yeni yolsuzluk haberleri okuyordum. Öyle kötü durumdayım anlatamam.
cypaibo@gmail.com
HALİL AĞA
çember the prodigy
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder