dinamik, presentable, NORMAL kahraman aranıyor!
Kahramanlar ya da kahramanlıklar varlığını hep sürdürecekler mi? Ya da sürdürmelimidir? Hep sorulmuş, hep sorulacak, hep cevaplanmış bir müessese kahramanlık. Yalnız birey eşittir güçlü birey mantığını yaşadığınız dönemdeyseniz elbette hayatınızda bir kahramana ihtiyacınız olmadığını düşünüyorsunuzdur.
Maddi yada manevi bir kahraman edinmekten asla kaçmayın. Sıkıcılığın, sıradanlığın, manasız bir ciddiyetin ve bürokrasinin hakimiyetini sürmek için can attığı dünyada asla oyun oynamaktan vazgeçmeyiniz. Sevin, tapın, hayran olun. Çocukluk kahramanlarınızdan birini görürseniz birgün, ondan utanmayın. Heidi olsun, uçan kaz olsun, şirinler olsun, kurabiye canavarı olsun...ne olursa olsun asla hiçbirinden zarar gelmez.
Mafya dizilerinden kahraman beğenerek ‘topuk vuran’ zihniyetten gayet bir ırak olduğumuzu varsayarak son dönem kahramanlarından birinden bahsetmek istiyorum. Adını yeniden ve seri bir şekilde duyacağımız bir pop kahramanı: Tarkan.
Pop müziğin ikinci patlamasını yaptığı doksanlı yılların başı. Hergün yeni bir isim, yeni bir albüm. En kötü albümün bile, bugünün en çok satan albümlerinden fazla sattığı günler. MP3’ün bilinmediği, CDlerin dikiz aynasına asacak kadar bol olmadığı bir dönem. Ne kadar abuk şarkı sözü varsa hayatımızda, ne kadar tahammül sınırlarını zorlayabilecek sese sahip zatlar varsa onlarda hayatımızda. Bu hengameden kim sağ çıkacak diye beklerken, zaman hızla ilerler ve bir ajda klasiği ipek bir şalın havada süzülüşü misali estetik bir hareketle fısıldar: kimler geldi hayatımdan/kimler geçti...
Tarkan yakışıklılığı, karizması ve sahne performansıyla ‘pop şarkıcı konserinde en önde yırtınan genç kız’ kitlesini çok etkiler. Benden bir uyarı, eğer bu kitleye mensup bir genç kız görürseniz sakın bulaşmayın ve pop ikonu hakkında herhangi negatif bir eleştiride bulunmayın. Az önceki çılgın gibi ama esasen ılımlı kız, hulk ile godzilla arasında bir saldırganlık örneği göstermekten hiç kaçınmayacaktır.
1992 yılında piyasaya çıkan ‘Yine Sensiz’ Tarkan’ı diğerlerinden çok farklı bir yere koymasa da, az buçuk umut beslememize sebebiyet verir. ‘Kıl oldum abi’ gibi absürdlüğün sınırlarını zorlayan bir şarkıya sahip albümde, ‘Vazgeçemem’ gibi klasik bir pop eseri de yer almaktadır.
TRT’nin unutulmaz eğlencesi ‘Bir Başka Gece’ her Cuma gecesi ilgiyle takip edilen bir müzik-eğlence programıdır. Popstar jürilerinin çemkirmelerini izlemek için en az on yıla ihtiyacımız olduğundandan sunucu kızımız gayet güleç ve sıradan, erkek sunucumuz ise her sanatcıya aynı iltifatlari eden kendi halinde kimselerdir. 1994 yılının son günlerinde normal gibi başlayan ‘Bir Başka Gece’ unutulmaz bir finalle son bulur. Tarkan adlı zıpır şarkıcı ‘Makber’i söylemiştir. Olan olmuş ve Tarkan olgun ve olmuş performansıyla annelerden, teyzelerden, müzik adamlarından tam not alır. Bambaşka bir Tarkan vardı karşımızda. Hemen ardından 2.albüm gelir. ‘A’acayipsin’. Albüm tüm ülke gündemini uzun zaman felç eder. Ortada herhangi bir skandal yoktur. Konuşulan tek konu müziktir. ‘Kız, hepsi senin mi?’ tshirtleri üzerimizde, dilimizde Tarkan şarkıları. Sezen Aksu, Yıldız Tilbe, Ümit Sayın ve Ozan Çolakoğlu gibi bir ekip Tarkan’la buluşmuş ortaya 12 adet bir aşılmazlık örneği çıkarmışlardır. Albümde boş yoktur. ‘Dön Bebeğim’ ağlatır, ‘Hepsi Senin Mi?’ oynatır, ‘Seviş Benimle’ aile içinde utanıdırır;yalnızken azdırır, ‘Gül Döktüm Yollarına’ zil taktırıp göbek attırır. Fan kelimesi bu albümden sonra hayatımıza girer, zira Tarkan için çıldıran kitleye hayran demek çok sönük kalacaktır. Tarkan’ın fanları her geçen gün artmakta; albüm satışları yurtiçinde iki milyon, yurtdışında ise bir milyona yaklaşmaktadır. Ve Tarkan bir ilki gerçekleştirir ve ‘ay içindeyken daha da çıplak görünüyorsun/kendini ver bana/seviş benimle/savaş benimle’ gibi muzır sözleri olan bir şarkıyı ailecek bizlere dinletmeyi becerir. Sevişmeli/soyunmalı şey(!)lere hepten meraklı bir tür olmamızın verdiği güvenle, Tarkanımız orgazm tonuyla şarkıyı söyler ve geri vokallerde Sertab Erener’le birlikte nasıl orgazımsal sevişme yapılırmış hepimize öğretir.
Tarkan farkını yavaş yavaş hissetirmeye başlar ve ülkeye yepyeni bir trend getirir. Bu trend yumuculuk* oynayan çocuk sendromundan farksızdır. ‘Yurduma küstüm, Amerikaya yerleşiyorum’ aktivitesidir. Tarkan önce basın mensuplarını çağırır sonra yakınmaya başlar: ‘Burada değerimi bilmiyolar’...Elbet buraları terk edecek, rüyalar ülkesi Amerika’ya yerleşecek ve artık şarkılarını değerini bilenlere söyleyecek..Tarkan’ın tadına varmış biz faniler, kahramanımıza tapıp onun buraya dönmesi için adaklar adayıp dualar okuyacağız.
Ve Tarkan Amerikadan dönüp kendini bize ödül olarak sunar. Tarkansızlığı tatmış bireyler olarak, ona sahip çıkıp üçüncü stüdyo albümü ‘Ölürüm Sana’yı tam 4.5 milyon adet satın alırız. Yine Sezen Aksu, yine laf atmak gibi tasvip etmeyeceğimiz şahıslar için pırlanta değerinde bir eser; ’Yakalarsam,Mucck muckk!’
Yıllardır her fırsatta yurtdışına açılacağını söyleyen Tarkan, daha önce yurtiçinde söylediği şarkılardan oluşan 3 adet single ve 1 adet albüm ile yurtdışına açılır. Beklediğinden fazlasını bulan Tarkan yurtdışında oldukça sevilir. Yine Amerika, yine ayrılık ve ardından ‘Karma’. Sezen Aksu’suz hiçbirşey yapamaz diyenlerin merakla beklediği albüm Nazan Öncel destekli ‘Hüp’ başta olmak üzere sağlam şarkılar barındırmaktadır. MP3 ve korsan illetlerinin yavaş yavaş yaygınlaştığı dönem olmakla birlikte’Karma’ iki milyon gibi başarılı bir satış rakamı elde eder. Ve bu yıllarda Tarkan birçok sponsor çalışması yapar. Milli maçlarda sloganlarımız Tarkan’dan, Telefon kontürü alana Tarkan şarkıları bedava, 3 adet büyük boy kola alana Tarkan CD’si bedava!
Tarkan markalaşma sürecini ‘Dudu’ ve ‘Ayrılık Zor’ ile devam ettirir. Tarkan’ın bitmez tükenmez rüyası ingilizce sözlü albüm projesi en sonunda gün yüzüne çıkar. Öncesinde ‘Bounce’ single’ı ardından ‘Come Closer’ albümü. 2006 yılı Tarkan için dönüm noktası niteliğindedir. Bugune kadar hep destekcisi olan medya Tarkan’a sırt çevirmek bir yana onu bitirmeye uğraşmaya karar verir. Tarkan’ın kendi gibi değil, yabancılar için yabancılar gibi şarkılar yapması albümü başarısızlığa uğratır. Bu arada Tarkan boş durmaz ve İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın ‘Bizim ülkemizde eşcinsel yoktur’ açıklamasından daha talihsiz bir açıklamada bulunur; ‘Eşcinseldim, tedavi oldum. Şimdi Normalim’.
Ve 26.Aralık.2007 tarihinde normal Tarkan’ın normal olmaması beklenen yeni albümü ‘Metamorfoz’ yayınlandı. 10 şarkının da söz ve müzikleri Tarkan’a, düzenlemeleri ise Ozan Çolakoğlu’na ait. Elektronik öğelerin daha sık kullanıldığı albüm, yer yer eski Tarkan şarkılarını andırsa da tamamen batılı bir çizgide. Sıradan bir pop albümü etiketi bu albüme uydurulur veya uydurulmaz bu hiç önemli değil. Önemli olan doktor tedavisiyle Normal olan bir Kahramanımız var ve şükürler olsun ki ülkemizi terk etmiyor(!).Değerini bilelim!
*Saklambaç diye bilinen oyuna bazı yerleşim birimlerinde verilen isim.
HYPERLINK "mailto:haliltekno@yahoo.com" haliltekno@yahoo.com
HALİL AĞA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder