HASSİKTİR!.
Bugün ne yaparım? ,Ne yerim, ne içerim diye üzülün siz. Müşteri bekleyen esnaf abilerim sizin
için de yapacak pek birşey yok gibi. Bol bol taksit de işe yaramıyor sanırım. Veresiye defteri, çek sistemi
de işlevini kaybetti gibi.
Sevgili özel sektör çalışanı sana hiç dokunmayım. Biliyorum ki, dertler paylaştıkça azalmaz. O
sadece şiirsel bir radyo DJ'nin halt yemesidir. Derdine dert katmayayım. Eyyyy benim çiftçim, hayvancım
bekle hak ettiğin ücreti alacaksın. Eyyy benim narenciye üreticim senin ekşiler ağaçta, arjantinkiler
markette.
Coğrafyam hiç iyi değil ey benim köylüm. Girdim Google Earth'e, arjantin pek da yakın değil ha
bize. Taaa nerden gelir ekşiler. Merak etmeyin elbet bir çaresini bulur büyüklerimiz. Boşuna oy vermedik
ya.
Memurlar, belediye çalışanları tek artınız işten erken çıkıp fazladan 1 dizi daha izlemekse iki
kere kaybettiniz. Ha eğer niyetiniz farklıysa bir yanımız hep birlikte kaybediyor. 13. maaşıyla araç
ruhsatı ödemeyecek olan var mı?. Ya da sigorta?.
Çılgıncasına yeni yıl indirimlerine katılımı az görüyorum bu yıl..Heyyy biz sıradanlar. Sıkıcılar. Ya
da daha net tabirle basitler. Durumlar nasıl?. Hava nasıl oralarda üşüyormusun?. Haa, anladım biz topyekün
zevk hücrelerimizi tatile mi gönderdik?. Bakın ne kadar basit ve sıradanım, tatile göndermek temalı espriler
kullanıyorum.
Neden zevk almıyoruz ey halkım. Hep şükür, hep şükür. 3 yaşında misafirlikte koltukta oturan
çocuğa benzedik. Tam dayaklık. Oğlum sen çocuksun, vazo kıracaksın, duvara yazı yazacaksın, anne
babanı pişman edeceksin seni misafirliğe getirdiklerine. Ne kadar sıkıcı bir hal. Ben çocuğun mızırını, yemeğin
haşlanmışını severim. Düz adam ben.
GSM kullanıcılarının numarasını değişmeden, operatör değiştirebileceğini neden biliyoruz ki. Biz
değişemeyeceğiz çünkü. Boş, anlamsız, zevk vermeyen şeyler bunlar. Gelmiş geçmiş en büyük keyiflerden
olmalı atari!. Ama gerçek atari!. Atari salonunda jeton ile oyunların tadını evdeki video sistemleri asla veremez.
Ne güzel dövüş oyunları vardı atarilerde. Birbirimize aduket atar eğlenirdik. Eğlence daim, zevk
gerekliydi. Biz sıradanlar hepten nefes alma-yeme-içme derdindeyken birileri bir yerlerde çok sağlam eğleniyor.
Elbette mahallesi BOK kokan dere yakını sakini değil eğlenen. Onlar otursun evinde. Eğlencenin sesi kendini belli
eder.
Meclisimiz halkımızın ve emekçimizin haklarını korumak üzere toplanmış bir güzel. Hep öyle olmaz mı
emekçi dediğinin hakkı korunur. Bravo!. Evet, toplanmışlar, konuşmalar başlamış. Milletin vekilleri değerli fikirlerini
sunmuşlar.
Kamu hizmet komisyonun yaptığı sınavların fiyatlarını hizmet kalitesi açısından sağlam bir zam yapmışlar
halk için. Sıradanlar üzülmeyin, siz onlardan iyi bilemezsiniz!. Değerli öneriler konuşurken birden iki milletvekili alevlenmiş.
Birbirinin üzerine yürümeye başlamışlar.
Ağza alınmayacak küfürler etmişler birbirlerine. Medya hep böyledir. Nedir efendim ağza alınmayacak küfür?.
Ağza alınmayacak şey mi kaldı bu zamanda?. Alınız, aldırınız. Bakınız ne demiş sayın milletvekili 'HASSİKTİR'. Yıllardır
hem kullanılan hem dışlanan bir kelimeye sahip çıkılıyor ve sağlam bir hasssktir yapıştırılıyor.
Sizin hakkınızı korumuyor diye üzülmeyin, hakkı yenmiş kelimeler konusu bitsin sıra bize de gelecek. Kürsüye
yürüyen başka milletvekilleri, oturuma ara verip tekrar toplanma seansları, karnaval havası var bir yerlerde..
Toplumsal duyarlılığımızı azdıran başka bir olay ise, Revü. Okulda seçim kazanan liseli gençler okula revü
kızı davet edip, dans ettirmişler. Bir rivayete göre seçimi kazanan velinin babası yapmış bu olayı. Tepkiler, şikayetler,
soruşturmalar. İnsan ticaretine karşı olsam da sormak istiyorum, bu ne yaman çelişkidir?
Bol bol Casino var ama vatandaşlarımız giremez. Her taraf night club ama gün ışığında ne işiniz var?.
Yhau çocukluğunda Tutti-Frutti izleyen çocuklardır. Yarışmacıların puanlarının yetersiz kalması için az mı dua ettik.
Puanı az olmalı ki, puan kazanmak için soyunsun.
Farklı bir kutlama yapmış öğrenciler. Bu öğrenciler seçim zaferini gece revü şovuna giderek te kutlayabilirlerdi.
Bu saldırı niye. Ortada bir ürün varsa elbette onun alıcısı olacaktır. Günlerce, haftalarca eğitim sistemini kilitleyen bakanlık
bu olay karşısında oldukça hızlı davrandı ve hemen soruşturmalara başladı.
Ama en özel kavga ise LTB V.S Devlet oldu. Haftanın flaşı bu oldu. Su borcunu aylardır ödemeyen devlet
dairelerinin suyunu belediye söktü. Buna istinaden Elektrik Kurumu, LTB nin elektriğini keseceğini söyledi. Bunlara ne CISSS
işler, ne MISS . Hedefe kilitlenmişler.
Bu elektrik-su yarışının yaşandığı günlerde LTB başkanı ve CTP-BG meclis üyesi TV programında karşılıklı
süper bir şova imza attılar. Meclis üyesi, LTB nin belediye sarayını satmasını istedi. Bunun üzerine başkanın bombaları başladı:
- Kriz Komitesi’ni Hükümet kursun, Belediye değil
- Hükümetin açığı 600 Trilyon
-Devlet’ten 1 Trilyon 200 Milyar alacağım var
-Hükümet 3 aydır su borcunu ödemez
-Hükümetin açığı 600 Trilyon
-Devlet bizden çaldı, Devleti dava edeceğiz
-Sağlık Harcı’nı Hükümet çıkardı
-Ben Belediyeler Birliği Başkanı isem, yakında memleketi başlarına yıkacam
Ohhhh. Başkan en güzelini en sona bırakmış. Yakıp, yıkmak, mahvetmek. Başkan çemkirdi, meclis üyesi hepsine cevap
verdi. CTP-BG hep haklı. ...Birileri biryerlerde çoook güzel eğleniyor. Siz uyuyun. Memeleket başınıza yıkılırken bir 'HASSSKTİR' diyebilecekmisiniz
bakalım. En fenası da HAASSSKTİR bunlar kim.?Ben bunlara mı oy verdim dediğin anda kafana birşeylerin yıkılması...
halil AĞA
cpaibo@gmail.com
HASSIKTIR bunlar kim?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder