BARIŞ, MUTLULUK VE AYRIM.
-Yerel kanallarımızdan birinde acayip bir program var. Londura (!)
daki kıbrıslıların düğünlerini geziyor ve izlenimlerini aktarıyorlar.
İzlenim biraz fazla iddialı oldu galiba. Düğünü çekip herkese
nereli olduklarını ve Kıbrıs'a ne tür mesajları olduğunu soruyorlar.
Londrez kelimeler havalarda uçuşuyor. 'Ben var çok hepi olmak'
gibi birşey bile duydum o derece. Neyse efendim, az sonra kahramanım
olacağını bilmeyen 55-60'lık bir kadın ve yeğencikleri düğün sonrasında
yorgunluk atıyorlar. Mikrofon sahibi zat defalarca sorduğu soruyu
tekrarlıyor, 'Kıpprıstakilere ne mesajın var?'. Ve kadın aynen şöyle
diyor::' Barış, Mutluluk ve Ayrım olsun. Hiç birleşmesinler. Ayrı galsınlar'.
Biz uğraşmadan Londrez ablamız sorunumuzu çözmüş. Ha Londrez teyze,
sen 5 yılda 1 tatile gel 1 haftalığına biz hep mutlu oluruz. Sen yeterki gel.
Güneşli bir günde gel, elinde Londra çukulatlarıyla gel biz ayrım da
yaparız, barış da yaparız.
-İskele boğazında yazda sık sık görülen topluluk türü?. Soldan sağa
7 harf.
-Çocuk diyebileceğim insanların MSN de chat yapmalarına
halen daha şaşırıyorum. İstesem çok pis bizim neslimiz - şimdiki nesil
muhabbeti yapardım. Değerimi iyi bil.
-Kış gelse de hastalıklı bir ses tonuyla aşk ve aşkın çaresizliği temalı
fikirleriyle halimize şükrettiren radyocular yeniden bizi mutlu etse.
-Ramazan geldi hoş geldi. Ramazanın olmazsa olmazları kola dedeleri
ve henüz daha adını koyamadığım ramazan programları hayatımıza
dahil olmaya başladı. Kola dedeleri bildiğin arsız bir tür. Giyinmiş,
taranmış tüm torunlarının masaya oturmasını bekliyor ki kola içebilsin.
E, adam da haklı ramazan haricinde kola içemiyor reklamlara göre.
Bu arada dikkat ettiniz mi bizim memlekette bir tane bile kola dedesi
yok galiba. Ben hiç öyle askı takıp, arsızca torunu bekleyen dede daha
görmedim. Bizdeki dedeler ya solinadan silah aplikasyonunu anlatır
ya da emreder falan. Bizim alıştığımız o. Bu arada sevgili kola dedesi,
koskoca sofrada payına düşecek olan 1 bardak kolaya mı muhtaçsın
allahesen. Emeklilik paranla midene kola fabrikası bile kurabilirsin
bence. Sen bunu yap, bende midene mentos atmazsam. Bu kadar
da sevmiyorum seni.
-İkinci ramazan klasiğimiz ise, yine sadece ramazanda piyasaya
sürülen bir ürün. Bir hafta önce ayni saatlerde bilmem hangi ikoncan'ın
selülitini gösteren kanal ruhani bir müzik eşliğinde ramazan programı
yapar. Ortada dini konulara cevap verecek bir hoca vardır. Adam
mülayim ve öğütsel bir tonda soruları cevaplar. Tabii ki yine -ismini
vermek istemeyen izleyici- başroldedir. Genellikle hocamız olumsuz
cevaplarla soruları karşılar. Ama cümle sonunda hafif ılımlı islam havası
estirir. Hergeçen yıl daha tatlı oluyor bu programlar. İsmini vermek
istemeyen izleyici soruyor; 'Oruçluyken etek traşı yapmak günah mıdır?'
. Hoca basıyor günah'ı. Oysa insan akıl verir, 'gündüzden şarja koy
epilatörünü akşama temizlenirsin' der ama yok ille de negatif. Bir
diğer ismini vermek istemeyen izleyici haklı olarak soruyor;
'Cennette Allahla Karşılaşacak Mıyız?'. Bak buna alternatif önerim
yok. Hocamızda cennete daha önce gitmediği için bu konuda çaresiz
kalıyor.
-Samanyolundaki kısa filmler çok rahatlatıcı, hiç kafa karıştırmıyor.
Eğer bir kadın türbanlıysa iyi niyetli fakat ezilendir. Eğer başı açık
ama usturuplu giyinen bir kadın varsa o da çokca iyi ama ara ara
kötü olabilen biridir. Ve kızımız barlara, diskolara gidip kısa giyinirse
bil ki o or.spunun önde gidenidir. Mantık çok basit. Hiç kafa yormuyor.
Kumar oynayanın yuvası yıkılır ve yetime yardım etmeyen hayır görmez
gibi farklı versiyonlar da vardır. Seç, beğen, arın!.
-Yahu ben RTÜK olsam ramazanda bir tek Nurhan Damcıoğlu'na
izin verirdim ha. 7 gün 24 saat kanto. İçten içe üzülüyorum zaten
kadına. Ramazan haricinde hatırlayanı yok.
-Korku filmleri, ürkütücü yaşanmış hikayeler hepinizden bir nebze korktum
fakat hiçbiriniz 'takım elbise giymiş çocuk' kadar beni korkutamadınız. O ne
biçim bir şekil, ne ürkütücü bir microcompactadam siniridir ey rabbim.
Aha yepyeni ifadeler yaratmışım; Micro Compact Adam. MCA
-Gıda teknolojisine ayrı bir saygım vardır. Yemek yemek ne kadar zevkliyse,
onu hazırlamakta teknolojiden faydalanmak ta o kadar zevkli. Compact grill
teknolojileri, ısındığında renk değiştiren spot tavanlı tavalar, dumansız ızgaralar,
tabak ısıtma teknolojileri hepsinden heyecan duydum bugune kadar. Ta ki
geçen hafta rastgele aldığım türbe yeşili renkli kek kalıbına kadar. Markası
NUR Işıklar, sloganı 'Malımızdan hayır görünüz'. O kadar farklı duygular içerisindeyim
ki.
halil AĞA
cypaibo@gmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder