ANLAMAK ÇÖZMEYE YETMEZ::SENSİZOLMAZ//SENSİZ OLMAZ!
Dikkat:İşbu yazı fazla miktarda klişe içerir.
Hayatın refresh tuşu olsa ya. Sıkılınca refresh tuşuna basıp yenilensek. Herşeyimizle ama. Yattığımız yataktan, aynada gördüğümüz yüzümüze kadar. İç-dış benlikler kaynaşsın. Her yer ve herkes değişsin.
Hergün traş olmaktan bıkmış usanmış adam, insansız traşsız bir meşgale bulsun kendine. Modern bir mekan arzusuyla yanıp kavrulanların boyunlarına birer kravat, siz-li biz-li konuşmalar yaraşsın.
Hatta hepimiz herşeyi bırakalım ovalara dağlara koyun otlatmaya gidelim. Peki ya koyun bizi otlatmak isterse? O zaman nasıl olur. Gördüğünüz gibi, koyunların bizi otlatma fantazisine kadar gayet sıkıcı bir tonda ilerledim. Klişelerden arınmak için bu yolu seçtim.
Çivi çiviyi söker demiş Erkin baba. Ne de güzel demiş. Klişeler önce boğazımı gıcıklıyor, ardından nefessiz bırakıyor son zamanlarda. Yıllar önce bir köy panayırında gördüğüm o garip gösteri geliyor aklıma. Gondoldan, çarpışan arabalardan gözü dönen ben ve saz arkadaşlarım tozun toprağın içinde dolaşmaya başlamıştık panayırda.
Bul karayı al parayıcı amcaya yeterli miktarda para kaptırdıktan sonra, yağlı hayvan eti yemek üzere dönercilere doğru ilerlerken birden bir kalabalık gördük. Koskocoman bir silindir ve etrafında silindirin içine bakan bir sürü insan. Silindire yaklaştıkça artan bir motor sesi. Parayı verdikten sonra, merdivenlerden silindirin tepesine çıktık.
O ana kadar gördüğüm en acaip insan-taşıt ilişkisini gördüm. Normalde ulaşım veya artistlik(!) için kullanılan motosikletin üzerine binen adam silindire dikey bir şekilde dairesel ilerliyordu. Yani daha detaysız anlatacak olursam adam yerçekimine meydan okuyor ve ürkütüyordu. Bangır bangır motor sesi, arasıra ellerini kollarını havaya açarak artislik yapan bezmiş adamımız....Fulden Uras'ı kerhaneden çıkarıp, Hamam'a götüren İbrahim Tatlıses ezilmişliği vardı yüzünde..
Hemen düşünmeye başlamıştım. Ya golan koparsa, benzin biterse ya da motorun bujilerine bişey olursa. Sahi motorda buji var mı?. Ne olduğunu bilmesemde en havalı taşıt parçası gibi geldi bana buji.Ben vesvese ededurayım, adam hızlanıyor benim midem bulanmaya devam ediyordu. O döndü,ben sorguladım. Ben sorguladım, o hızlandı. O hızlandı, benim midem bulandı.
Bu esrarengiz gösterinin sonuna doğru kahraman motorcumuz öyle bir şey yaptı ki seyirciler ıslık ve alkışlarla coştular. Tahmin edin?. Evet, bildiniz!. Motorcumuz bayrak çekti!. Pantalonunun cebinden bayrağı çıkardı. Hızlı hızlı giderken, bayrağı yavaş yavaş açtı. Ayağa kalktı ve tüm yüzünü kapatacak kadar bayrağa bulandı. Az önce şaşıran seyircilerin büyük çoğunluğu finalde gururluydular.
En absürd anlarda bile bayrağımız dalgalanmış ve bu uçuk gösterinin amacını şimdi anlamıştık. Dosta düşmana, Google Earth den tüm işi bizi gözetlemek olan herkeslere göstermiştik gücümüzü. Rahatladık, hayvanlı dönerlerimizi yedik ve evimize gittik. Fakat ben o gösteriyi kolay kolay unutmadım.
Gösterinin ürkütücü etkisi beni ara sıra yoklar. Kısır döngü biçeminin gerçeklikle yüzleşmesi!. Kıbrıs!. Hem aşkımız, hem belamız!. Kim alacak, kim parselleycek, kim kendine ada alacak, kim kominist olacak, kim paylaşacak, kim at koşturtacak... Bazen çok fena boğuyor beni Kıbrıs.
Acaip klişelerin yıllardır değişmediği ülke. 'Ya Kıbrıs süper bir yer, herşey çok rahat. Bir de vatandaş olursam herşey süper olur baba yaaaa..'. Oldu iki gözüm. Sanki ölümsüzlüğün formülünü buldu arkadaş. Zamlardan da konuşmak istemiyorum artık. Kafamı yedin Kıbrıs. Taviz yokmuş ha Kıbrıs. Aç kulaklarını iyi dinle.
Geçen haftalarda şikayet ettiğim, dün itibariyle kafesinden kaçan kokodil kuşum heidi, sen de beni dinle. Yuvana geri dön. Seni Kıbrıs çarpacak. Beni dinle. Bak bütün haftadır başımızdan tırnağımıza çöp dumanı yağıyor üstümüze...
Ohhhh.. iyice çek içine. Genzin açılsın, sinüslerin temizlensin..Donuna kadar yanık çöp kok sen de. Faydalıdır. Sevgili öğrenciler sizlerde isyandaymışsınız gene. Yahu ne olacak bu haliniz. Öğretmenleriniz gelmez, otobüsleriniz ödenmez...
Statükoyu bozmaya geldiydi abiler. Aha bozuyorlar günde 8 ytl otobus parası vermezdiniz eskiden ama şimdi verirsiniz. Günde 8, haftada 40 ayda 200ytl. Aha statüko böyle yıkılır. Bakın iyi öğrenin, özellikle siyaset bilimlerini okumak isteyenler siz daha da iyi öğrenin.
Kafayı sana taktım Kıbrıs. Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi. Türk koçanlı, eşdeğer, estate agent!..akıl karıştırıyorsun. Bu adada devlet memuru olacan. Evet. Bunu kaç 1000 kez daha söyleyecekler.
Bu kadar garantici olmayalım. Akıntıya kürek çekelim biraz da. Hem gezip tozacağımız yerlerin de artsın. Gerçi şükran Girnesine, şükranla inşaası devam eden yepyeni alışveriş merkezleri yapılıyor.
Bu arada kış geliyor a Kıbrısım. Bilirim gene yağmur yağdırmayacaksın. Yağmurla alakalı bol bol hayıflandıracaksın bizi!. 'Ahhh eskiden...' diye başlayıp, hiç susturmayacaksın ki. Ben seni bilirim. Yağmayacaksın, ama sıcak su bulundurtmayacak kadar da soğuyacaksın. Ve beynimizi daha yaratıcı işlere yormak yerine en ekonomik yoldan nasıl yıkanabileceğiz onu araştıracağız.
Seni konuştukça silindirdeki adamı izliyormuşum gibi geliyor bu aralar. Apple'ın zarfa sığabilen incelikte laptop ürettiğine sevinemedim senin yüzünden. Redd'in haftaya albüm çıkaracağını senin yüzünden geç öğrendim.
Anlasana daha farklı hayallerimiz var. Hergeçen gün fakir daha fakir olmasın. Arsasını ingilize satanların cipleri de olmasın. Yollar onların oluyor, bizi ezecek gibi oluyorlar. Çok dertliyim Kıbrıs, gözünün üzerinde kaş var dercesine!.
Lefkoşa'nın gençleri, çeliktendir bilekeri...
Lefkoşanın çöpleri, zehirler her yeri...
Ahhh Kıbrısım! Kıbrısım!.
HALİL AĞA
cypaibo@gmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder