31 Temmuz 2010 Cumartesi
temmuz2009
TAKVİM
-Şu an en çok neyi merak ediyorsun diye sorsalar ki sormazlar.
'Bugün doğacak çocuğa verilecek isimler' adlı
takvim aktivitesinden çocuğuna isim koyan var mıdır?
sorarım. İşte bunu çok merak ediyorum. Düşünsene adam tam
bir hazırcı, tam bir yaşayacak adam. Kız mı oldu Nur,
erkek mi oldu Abdullah. İşte bu kadar. Yaşasın Türkiye
Gazetesi ve onların hadislerden hadis sunan pek bir
muhterem takvimleri.
-Yine ayni takvimden anlıyoruz ki, İnsanoğlu mütamadiyen
yoğurt ve salata yiyor. Günün yemeği öyle diyor.
-Anne bugün ne yemek var?
-Salata, yoğurt ve imam bayıldı yavrum.
-OFFFF. Gene ayni. ben kentaki isterim.
-Olmaz çocuğum hak, iman ve huzur yolundan ayrılamayız.
Türkiye gazetesi takvimi bunları günün yemeği yaptığına
göre bil bildiği vardır elbet.
-Bir gün kalksan ama tam ayılmasan. Telefonunun ertele
tuşuna bassan, ama yok sen snooze a basıyorsun çünkü
senin iphone'un var. Yataktan doğrulur doğrulmaz karşında
bir sürü adam. Bıyıklı mıyıklı. Biz yıllardır
soru sormayı bekleyen adamlarız deseler. Başlasalar sormaya;
-1 trilyonun olsa ne yapardın?
-Şu anda nerede olmak istiyorsun?
-Dünyada neyi değiştirmek isterdin?.
O yüzden durduk yere gelip te bir sorsalar modunuzu açmayın.
Elin adamı gelir sorar benden söylemesi.
-Gelmiş geçmiş en deli gelipte sorsalar önermesini yıllar yıllar
önce mahallede CEMALİYEBA(!) sorup cevaplamıştı. Kızlarını
gezmeye bırakmayan mahallemizin harbi kadınına:
-Yani be Hatice dünyada bir tek orospu kalmış, kimdir diye
sorsalar, kesin sen çıkardın ha o orospu!
-Orospu dedim de aklıma geldi. Bugün tum bu şehirli modern
stresin kaynağı kibarlıktan. Sövmediğimiz için fenalıklar içimizde
bir çığ gibi büyüyor. Sonra milliyetçi şovenizim gibi nehir olup
çağlıyor. Sövün rahatlayın.
-Sizi bilmem ama ben ilkokulda kandan oluşan nehir temalı birden
çok şiir duydum. Tabii ki sizi de bilirim. Üzülmeyin. Sizde bu topraklardan
doğdunuz. Toprak diyerekten hafif yalakalıksal bir yaklaşımım olduysa
affola. Lakin Pazar gün sabah 9 da sevimli uzaylı Alf'i seyredip
ertesi gün okulda kandan oluşan bir nehir hayal etmek elbette ki
beyinde tahribata yol açıyor.
-Mustafa Sandal, bronz teni ve fit vücudu bir araya gelmiş yeni
bir albüm yapmış. Bu üçü her iki yılda bir ayni şeyi yapıyorlar zaten.
Birde her albümde onları yalnız bırakmayan aynı şarkıları mevcut.
-Türkiye gazetesi nin masaj yastığını hatırlıyorsan, kupon kesme
çilesiyle yıllarını heder etmiş bir adamsın. Seni sevmeli, koklamalı ve
koluna bir adet Türkiye Gazetesi stres bileziği takmalı.
-Türkiye Gazetelerindeki Türkiye için satış fiyatı:0.40 krş.
KKTC satış fiyatı:1.50 TL. ibaresi sana ne hissettiriyor?
Bunu düşün, bıyıklı adam yollayacağım sana bunu sorması için.
No Snoooooze!. Welcome to hell!.
-Aylardır erteliyorum. Değinmek istediğim bir konu var efendim.
Radyolar. Efendim şunu üzülerek söylemek istiyorum ki tüm
radyo istasyonlarının frekansları çok carıltılı. Carıltısız, cızırtısız
olanları inceleyelim efendim. Radyo dinleyicisi Kıbrıs sorunundan
başka şey de ister, internetten indirdiğiniz flv kalitesinde kötü
ses formatlarına sahip şarkıları duymak istemez, uzun uzadıya
hedef kitleden uzak düz konuşmalı reklam duymak istemez.
Şu an iki tane radyo var sadece müzik yayını yapan. Bir tanesi
yabancı, diğeri ise yerli. Gerçi yerli olanın bir taraflarına Serdar
Ortaç ruhu kaçmış gibi duruyor ama neyse. Efendim ne demiş
bir radyo jingle ı:Music is the answer!. Anlayın bizi.
-Yolda yürürken yerdeki gazete yada dergi sayfaları herzaman
gözüme çarpar. Geçenlerde Winnie The Pooh 'un sahte versiyonunu
buldum yerde. Full hikayeli , boyamalı çocuk kitapı. İsmini;
YUMUK AYI olarak değişmişler. Yaratıcılık ölmemiş diye bir sevindim
bir sevindim. Yumuk ayı.
-Bu ayın keşfi Superpritcher. Özelliklo Disko şarkısı. Nasıl bir
beyin, nasıl bir avrupai rahatlık. Sevgili superpritcher 8 yaşında kan içerikli
nehir şiiri duysan seni de görürdüm.
-Osman işmen ve orkestrasının bol ödüllü, bol nostaljili
'Diskomatik Katibim' adlı 1978 tarihli plağı CD formatında
yeniden piyasada. Yok böyle bir nostalji.
-Hayatımdaki büyük eksikliği fark ettim. Meğer ben ota boka
çığlık atan kadını özlüyormuşun. Bu genellikle Perihan Savaş
ve gömleği oluyor. Katil görüyor bağrıyor, adam görüyor
çığlığı basıyor, karafatma görüyor bağırıyor. Auuuauaah tarzı
değişik bir ses. Yüzü garamuzalı Sezerciği gördüğünde bile
çığlığı koyuveriyor.
-Funda dikkat edersen seni bu hafta rahat bıraktım.
halil AĞA
cypaibo@gmail.com
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder