31 Temmuz 2010 Cumartesi
şubat2010
ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA
Tüm seslerin birbirine benzediği günler vardır...Haftayı iyi bir finalde
bitirmek istediğin vuruşun. 6 silindirli arabaların posterleri odanın duvarlarında arzı endam
ederken, sen otobüs minibüs tarzı araçlara binersin yine...
Yine aynı titrek kapı, yine aynı sıkıştırılmış insan yoğunluğu, aynı
makine gürültüsü..Makine yağı kokusuyla karışmış insan yağı kokusu. Yeterli enerjin
olsa eline demir bir çubuk alıp tüm yağları kazımak istersin.. Eskimiş insan yağlarını
kazıdıkça ardından çıkan beyaz çizgimsi renk seni mutlu edecektir...
Alayına isyan, zamana isyan. Otobüsün kalkma saatinin olması, senin
varma saatinin olması ne acı. Varışını bekleyen veli. Geç kalırsan garip bir huzursuzluk.
Derinden işlenen öyle bir suçluluk var ki ruhunda, ne yapsan olmuyor..
Namusu korumalı, çok gezmemeli, zararlı alışkanlıklar edinmemelisin. Evet,
zamanında eve gelmelisin. Velilerin seni dört gözle evde bekliyor. Seni dış dünyanın zararlarına
karşı korumuş ve sağsalim yuvana ulaşmanı bekliyorlardır. Yasak olanın tatlılığı ile
gereksiz suçluluk duygusunun rahatsız edici karışımı..
Her dostluk apayrı saplantı, her aşk başlı başına bir şölen. Erken, yersiz
kurulan hayaller. Fırlama noktasını araman. Fırlama derken zirve değil hedefin. Vaktini
beklemediğin bir aracın olsun istiyorsun..Gitmek-gelmek-yetişmek zorunda olmadığın. Her
gün batımına doğru duyduğun huzursuzluktan uzak bir düş istediğin..
Offff, çok şey istiyorsun.. Depresyoni(k) her daim yanında. İçersen dibine
kadar, seversen sonuna kadar seversin. Kararsızlığından uzak hiçbirşeyin yok. Panik olup sarıldığın
herşey ne kadar erken senden uzaklaşıyor. Bunu bile fark edemiyorsun..
Terk edenler, yeniden gelenler...Pembe köşkten, alman mühendisliğinin müthiş
arabaları zihninde..O heyecanla saldırdıkların dört bir tarafta.. Dönmesini istediklerin ateşiyle
yanarken yeni hedeflerini de belirliyorsun. Biri olmazsa, diğeri olurdan ziyade bir davranış biçimi
seninkisi. Kafanda fırlamak ile yılların hayali var. Bataklıktan çıkmak diye bir şey varsa, senin
istediğin bataklığa girmek...
Akşam ailenle çarkıfelek izleyerek kendinden uzaklaşmak yerine, sosyalleşmek
istersin..Ne de olsa gece sosyalleşebilmek seni de güçlendirecektir. Hı.HI. Anlıyorum. Ağlamandan,
özlemenden biliyorum ne kadar güçlü olmak istediğini..
'İnsanin olabilecegi boyuta engel olan ne kadar unsur varsa ben buna öfke duyuyorum'
demiş Can Yücel. Sanki seni tanıdıktan sonra yazmış bu sözü değil mi?. Sporcu olmak istiyorsun, manken olmak
istiyorsun, yüzme öğrenmek istiyorsun, her gece apayrı yerlerde olmak istiyorsun..
Parıl parıl parlayan bir gençliğin var..Bunun farkındasın. Bateri çalmak bile istiyorsun..Ama
otobüsün vakti var.. Hiçbirşey olamıyorsun kendine göre. Ailene göre ideal yolda ilerliyorsun. Onların formülüne
göre; KIZ:okul+devlet memurluğu+evlilik+yavrulamak(namus korunmak şartıyla) ve ERKEK için okul+askerlik+
devlet memurluğu+evlilik+yavrulamak(topluma uygun olmayan kimselerle ahbaplık etmemek şartıyla)..
Bu kadar steril formül adamı bozar. Boka püsüre özenir olur insan. Düzensizliği arar.
Kalacak evi olmadan sokakta bir gece geçirmek bile ister. Yepyeni hayaller kurarsın sık sık.. Gözlerini kaparsın
illaki; ruhunda derin arabesk , ara ara ben hepinizden farklıyım küstahlığı.. O çok beğendiğin zat-ı muhterem
seninle özel birşey konuşmak istediğini söylemiş sana..Hayal bu ya hemen başlamışsınız konuşmaya...
Seni çok sevdiğini söylüyor, inandırmak için elinden geleni yapıyor::
' Sarı güller solsa bile bu aşk bitmez
Sevgimize doyman için yıllar yetmez
Benliğimi sarmam için rüzgar yetmez '
Arkafonda Neşe Karaböcek kollarında Ediz Hun, sen Türkan Şoray..Sen Ediz Hun, o
Türkan Şoray..Bazen sen Ediz Hun o Ediz Hun, bazen sen Türkan Şoray o Türkan Şoray el ele..
Kırlarda koşuyorsunuz...Ağaçlara adını yazıyorsunuz...Ağaç arkasında saklanıp kavuşuyorsunuz sonra..
Kelebekler uçuşuyor her tarafta...
Harıl harıl yanan şöminenin karşısında sevdiğine yaslanıyorsun.. Sana ilerdeki
evinizi anlatıyor... Hem şehir dışı, hem şehre yakın. Villanınızın havuzuna bakıp hayatı sorgulayacağın
günler geliyor aklına.. Aşk hem seni mutlu edecek, hem bambaşka bir hayat formuna kavuşacaksın...
Hayallerle uyuyorsun..Otobüse yetişmek zorunda olduğundan yine kahvaltı
yapamıyorsun...Yazdan kalma ter kokusu esansıyla birlikte okuluna ilerliyorsun. Başını cama yaslıyorsun
hayalini canlandırıyorsun..
Okula giriyorsun Ediz Hun karşında... Heyecanla günaydın diyorsun..Buz gibi
bir merhaba alıyorsun karşılığında. Dünyanı yıkman hiç de zor olmuyor...Neşe Karaböcek hıçkırarak acına
ortak oluyor. Esengül beliriyor yanıbaşında:
Bugün ayrılık günü dökülsün gözyaşımız
Fani dünyaya döndü gerçek olan aşkımız Sevilmeden sevilmez kuru ağaç eğilmez Kalp allah yapısıdır kalbe asla eğilmez
Gerçekte selam'dan öteye gidemeyen dev bir ilişki daha sonlanıyor ruhunda.
Bir yanımız kırsal, çok yanımız şizofren...
cypaibo@gmail.com
HALİL AĞA
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder