OLMAZ
Değişimi her yanımda hissettiğim günler
geliyor aklıma. Başka bir dünya mümküncülük oynadığım günler.
Her günü ayrı renklerle şereflendirdiğim günler...
Gökyüzünden medet umacak kadar çaresiz,
gökyüzüne tapacak kadar mucizesiz. Soğuk ısı olarak hep
yanımda. İhtiyaç duymadan da yetişiyor karamsarlığıma.
En kahramanımı diliyorum. En koruyucu, en güçlü.
Kahramanım geliyor.'Bana güneş getir' diyorum. Kahraman dediğin
böyle olmalı!. Anında imdadıma yetişiyor kahramanım.
Kimseyi görmedim senden güzel. Senden iyisi olur mu
ya kahramanım. Güneşin etkisiyle kahramanıma özel sevgi gösterisinde
bulunuyorum.
Tanımadım senden daha güzel diyor Duman. Senin için yazmışlar
diyorum. İlk gelişin halen aklımda. Etrafı ağaçlarla çevrili o toprak
yolda ne kadar beyazdın. .Işıklı.
Gelişinle tüm dünya aydınlanacak, her yer şenlenecekti.
Güneş etkisini artırıyor, kahraman konuşuyor. Güneş beni etkilemeye
başlıyor, kahramanın tükrükleri bıyıklarını şenlendiriyor. Bıyıklardaki
tükrük lokasyonlarını izliyorum.
Kahraman hiç susmuyor, hep anlatıyor. En sonunda siyah
ekran beliriyor gözlerimde. Gözlerim kapanıyor. 'Nerdeyim?. ' der demez
başka bir şefkat abidesi beliriyor başıma.
Dikkatlice beni dinliyor. Hasta olduğumu ve bunu tedavi
edeceğini söylüyor. Şaşırıyorum. Aşkı tedavi edecek, sevginin yolunu
değiştirecek ne cevherler varmış meğer.
Yavaşça uzaklaşmayı düşündüm. Yalnız olmadığımı gruplarca tedavi görenlerin
varlığından bahsedip durdu. Hastalık olarak tanımladığının yaratılış olacağını
düşünmek bile istemiyordu sanırım.
Toprak yollardan ardıma bakmadan koşmaya başladım. Aniden
koskocaman bir sinevizyon belirdi önümde. Tedavi edici, yok görmeye
çalıştığı kurumun sloganını çalmış.
Bensiz eksik olduklarını belirten sloganlarını yıllar önce
söylemiş gökkuşağının renklerinin oldukça uzak bir yerde konumlanmış tedavi
edici ve müthiş egosunu bir kez daha görmemek için dualar ediyorum.
Kalitesizlikten sarhoş gibiyim. Para hırsı mı?, ego hırsı
mı? bunları yaptıran. Cevabını aramayacak kadar acıyarak yalnızlığıma
gidiyorum. Delicesine tatil yapmak dururken, dinlenmeyi tercih edenleri
algılamaya başladığım günler başlıyor.
Keşke ben dursam, etrafımdakiler hareketinde serbest olsa diye
düşünüyorum. Gözlerimi kapayıp, sesleri dinliyorum. En son ne zaman bu
kadar kendime aittim diye düşünürken mesaj geliyor telefona. Bakıyorum;
borcunuzu ödemediğinizden dolayı ... .Parçalamak istiyorum telefonu,
gözüm yemiyor.
Tecrübeler en güzel anlarımda beni rahatsız etmek üzere
koşunlanmış. Eskisi gibi olmayacağını hem ben biliyorum, hem şarkılar.
Kısa, karamsar, siyah bir gün var önümde.
halil ağa
cypaibo@gmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder