3 SAZ
-Evet, ben de artık hayatımı bundan önce ve bundan
sonra diye ikiye ayırdım. Hayır dostlar hayır. Bu yeniden
yaratılış bildirgeci değil. Ne bir kişisel gelişim kitabından
aydınlandım, ne yoga, ne bundan sonra günü gününe
çalışacam sendromu. Hiç biri değil. Ben 50 yaşında
Sinem gördüm. Oy oy oy. Dağlara taşlara. Sinem bildiğin
advertorial reklam ürünün önceki hali gibi. Hani şu 5 dakika
spor yaparak acaip fit vücuda sahip olunan aleti alıp kullanmadan
önceki halde. Sinem bir yudum anne kıvamında. Sinem isminin
kurbanı.
-Hep derdim. Çocuğunuza asortik isim koyup da geleceğiyle
oynamayın diye. Nenesi dedesi çocuğa rahat çağırabilsin.
Hayal edin. '-Fatmaaaa gel nenem buraaa' mı iyi yoksa
'-İlayda gel nenem buraa' mı?. Sadece hayal edin. Esas dert
yıllar sonra başlayacak. Barbilerle büyüyen İlayda nene
olacak. İlayda nene. Tövbe tövbe. Eğer yavrulamak gibi bir
fikriniz varsa, doğmamış bebenin geleceğiyle oynamayın.
Beklentisi yüksek isimlerden vazgeçin. Burcu nene mi olur allah aşkına.
Ya da Mertcan dede.
-Esas problem 2059 yılında patlak verecek. Barış Manço'nun
ölümün ardından patlayan Doğukan ve Batıkanlar 2059 da tam 60
yaşına basacaklar. Doğukan dede. Ülke nüfusunun kaldıramayacağı
kadar Doğukan'a sahibiz ey ahali.
-Elalelimin çocuğu seni mi gerdi derseniz, kafamı yere
eğer ve gergin olduğumu söylerim. İnsanlık hali derdini söyle
dersiniz bana. Ama bilmezsiniz ki, günlerdir TRT 'de çıkan
güleç 3 sazlı adam hakkında bilgi toplamaya çalışıyorum ama
bulamıyorumdur. Bilmezsiniz ki Google'ın altını üstüne getirttim. Yok
yok yok. O her çıktığında babam bizi alarma geçirtir ve dikkatlice
izlememizi sağlardı. Altta büyük, sonra daha küçük ve sonra en
küçücük saz birbirine paralel, adam sempatik bir gülüşle sazlarını
çalar dururdu. Adını bile bulsam bil ki çok mutlu bir insan olurum. Bir
yanım eksik, bir yanım saza paralel.
-Google demişken, Temmuz un istisnasız en mutlu olayını anlatmak
istiyorum. Vistalı bilgisayarını parçalamak mı istiyorsun?. Yoksa 2
milyar para döktüğün laptopun 4 dakika da mı açılıyor dert etme.
Seneye böyle zamanlar, GOOGLE CHROME OS çıkacak. İnternetten
işletim sistemini bedava indireceksin, yükleyeceksin. Vistan gidecek,
yeni işletim sistemiyle bilgisayarın maksimum 5 saniyede açılacak.
Aska kilitlenmeyecek, virüs programına ihtiyaç duymayacak, pratik
ötesi olacak. Elvada Microsoft demek için o kadar heyecanla bekliyorum
ki. Automatic Update miş. Gelenekselcinin Microsoft'u varsa, pratiğin
Google'ı var!
-Gerçi Google bana 3 sazlı adamı bulamadı ama olsun. Eğer siz
bilirseniz bana haber verin. Size kul köle olurum. Her sabah
kalktığımda size dua okurum.
-O değilde Türkiyeye ilk gittiğinde dilencilerle karşılaşan tüm
Kıbrıslıların o an hissettikleri tamamen aynı. Belki tek birlik
olduğumuz şey o his.(sosyal mesaj)
-Üzülerek görüyorum ki içlerinde Savaş Ay'ın da bulunduğu birkaç
şahıs Banu Alkan'a umarsızca sataşıyor. Yahu siz kim, Banu Alkan
kim. O dünyanın en ateşli, en şehvetli, en ekol ve en kadın kadını.
Bunu ya kabullenin ya da Beyaz Orkide'yi tekrar tekrar dinleyin.
Hele filmlerde Banu Alkan'ın saç savurmasıyla dalga geçmiyorlar mı.
Şimdi burada yazamayacağım şeyler söyledim o an. O saç
savurma hareketi bir neslin kendini ve dünyayı keşfetme çağının
ta kendisidir.
-Savaş Ay'ın her dediğinin doğru sanıldığı, büyük hata yapılan anlar
keşke hepimizin beyninden aniden silinse. Onun yerine Zeki Müren'in
Altın Dişli Hayriye şarkısının 1984-BODRUM konserinin görüntüleri eklense.
Hem artarak devam eden homofobi hastalığına kapılanlara şifa olur,
hem de eğlenceli - başarılı bir konser performansı hatırlanır.
-Ortaokulda sonradan aramıza katılan bir adet erkek Fatma'mız
var idi. Herşeyi bilir, herkesi döver idi.(-İdiii gel nenem yemek yeeyesinn)
Haftalarca üzülmemi sağlayacak öyle birşey yumurtlamıştı ki, yıllar
geçse de ara ara aklıma gelir. Rivayete göre Kuran-ı Kerim gökten
inerken sayfaları sağa sola savrulmuş ve bir sayfa kaybolmuş. O sayfada
ölümsüzlüğün sırrı yazıyormuş. Öyle üzülmüş, öyle üzülmüştüm ki.
Koç burcu bir arsız olarak sonsuzluğumu kaybettiğime yanmıştım.
-Aha. Reklam sloganı buldum::Sonsuzluğunu iste!!!.
-Sevgili Kemal Doğulu 'Uzayda Aşk Var' adlı şarkısını biz dünyalılara
armağan etti. Yakında yeni albümünü de armağan edecekmiş.
Kaçırma,üzülürsün.
-Unutma Unutulanlar, Unutanları Asla Unutmaz. Herıld yani döneminin
bitişinden Sofi'nin Dünyası dönemine geçişi müjdeleyen bir
cümlecik.
-Bunalıma girmek isterseniz aşağıdaki soruyu kendinize sorun:
Özlem Tekin 25 yaşında Türkçe Müzik Piyasasında artık hiçbirşeyin
eskisi gibi olmayacağını mühürleyen albümü 'Kime Ne'yi çıkardı.
Peki Ben 25 yaşında ne yapıyordum?.
-Daha beter moral bozukluğu. -Tanrım ben Ajda Pekkan'la ayni
yaştayım.
-Zirve moral bozukluğu. -Sophia Loren'la yaşıtım.
-Sevgili Funda, bugün 'Geldik Gidiyoruz bu bahçeden..' diye
başlayan bir şarkına şahit oldum. Belki rahat olsan, belki
Redd'in solisti gibi rahat söylesen olacak. Yok illa benim tok
sesim var dercesine bağıracaksın..Geldik gidiyormuşuz. İyi
sayende öğrendik.Zaten kayıp sayfa yüzünden mecburiyetten
gidiyoruz.
-ÇİSEM nine bize masal anlatsana. Lütfeeeennnnn.
halil AĞA
cypaibo@gmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder