25 Temmuz 2010 Pazar

benim gibi sevenler akşamüstü delirirler- temmuz2007

Benim gibi sevenler / Akşamüstü delirirler




Grup sahibi olmak, takım işi yapmak keyiflidir. ‘Bir elin nesi var? İki elin sesi var’ temalı atasözleri ise, yalanın ta kendisidir. Hangi sektör olursa olsun, tek başına büyük işler başarabilenler mevcut. Mahallenin delisi kıvamındaki duruşu ve eserleriyle Umay Umay bunun en hoş örneklerinden.

Abartının her türlüsünün coşkuyla karşılandığı yıllar. Oduncu gömleği denen gelmiş geçmiş en utanılası tekstil ürünü, rengarenk kot pantolonlar ve güneş öğeli Kenan Doğulu kolyesi üzerimizden eksik olmaz. Zamanın müziğe yön veren dergisi olan Top Pop, arasıra meşhur şarkıcı kolyelerinden yada meşhur şarkıcı fotograflarıyla döşenmiş defter kaplama kağıtlarından verir. Tüm bu çok renkliliğin yanında, Umay Umay tamamen farklı bir sanatçı olarak piyasaya merhaba der. Piyasadaki Popcuların hiçbirine yakından uzaktan benzemeyen Umay Umay, özellikle kazınmış saçları ve mavi ruj kullanması vesilesiyle ilk başlarda çokca yadırganır. İmaj kısmını aşanlar ise, ‘Hareket Vakti’ gibi gelmiş geçmiş en iyi pop şarkılarından birini keşfederler. Umay Umay’dan beklediğimiz üzere; ne sabah şekerlerine katılıp teyzelerle halay çeker, ne de Pazar Keyfi’ni sunar. Popüler olmayana albüm yapmayan firma sahipleri elbette ki Umay Umay’ı da görmezden gelecek ve uzun yıllar bu başarılı yorumcuyu piyasaya küstüreceklerdi.

2002 yılında ise, Umay Umay’ın ‘Ağzı Bozuk Aşk Mektubu’ adlı albümü müzik marketlerde yerini alır. Albümün sözleri, müzikleri, düzenlemeleri, kapak tasarımı ..kısacası herşeyi Umay Umay’ a ait. Tüm şarkılarda kendisini ne kadar da özlediğimizi fark ettirse de, ‘Affet’ bambaşka!. Zirveye çıkaran, şımartan, sonrada dibe ama en dibe indiren gururlu bir şarkı ‘Affet’. Takım olmadan da iyi müzik yapılabileceğinin göstergesi olan albümün kayıtlarında, Umay Umay şarkıların bazı yerlerini ‘cızırtılı’ olarak kaydetmiş. Cızırtılı kayıt yapmasının nedenini yer yer anlaşılmamak istediğini söyleyen sanatçı takdirimizi kazanıyor. Yer yer anlaşılmamak için şarkılar yapan Umay Umay gibi deli zatlara herdaim ihtiyacımız var. Piyasada o kadar herseyini ortaya dökmeye hevesli isim var ki.

Yer yer anlaşılmamak için şarkılarına cızırtı ekletmek şöyle dursun, yatak odasını bile magazincilere açanlar var. Emel Sayın’dan sonra gelmiş geçmiş en yapmacık sanatçı(!) ünvanını kimselere kaptırmayacak gibi gözüken Gülben Ergen ise; gerdek gecesinden, balayısına, bebeğini nasıl yaptığından, nasıl doğurduğuna kadar medyayla paylaştı. En son televizyonda o yapmacık gülüşüyle hamilelik sırasında havyar yenmesinden bahsediyordu Gülben Ergen. Şarkıcılıkta yeterince zirveye(!) çıktığına inanan Ergen, beslenme uzmanlığıyla jinekologluk arasında bir konuma yerleşmeye çalışıyor gibi. Kitlelerin sevgilisi Sezen Aksu ise, Gülben Hanım’ı her daim desteklemeye devam ediyor. Ne kadar kaliteli işlere imza atsa da, sırf para uğruna ses ve yorum açısından bu kadar vasat olan bir isme neden yardım ediyor, anlaşılır gibi değil.

Kimsenin desteğini almadan yoluna devam eden yerli gruplarımızdan Zardanadam ise, korsan canavarına kafayı takmış durumda. CD ve Kaset formatındaki son albümleri ‘Dibini gör’ den sonra yaptıkları tüm şarkıları internetten bedava yayınlama kararı alan Zardanadam alkışı hak ediyor. Madem ki korsan alacaksın hiç alma, bedava indir, beğenirsen konsere gel diyor grup. Dibini Gör albümünde tam bir ‘akşamüstü şarkıları’ hakim. Kendi halinde, kimseyle derdi olmayan naif şarkılar bunlar.


Pop, Rock, Elektronik..ne olursa olsun ‘Akşamüstü Şarkıları’ bana herzaman keyif vermiştir. Hafif sarhoş, antidepresan içeren şarkılar bunlar. 2005’in son sürprizi ‘Hafif Müzik’ te böyle bir oluşum.

3.Stüdyo albümü ‘Hafif Müzik’ ile deprem yaratan Vega, yollarına hızla devam ediyor. ‘Yalansan yalanı severim, Umrumda Değil’ diyecek kadar kör kütük bir aşkın anlatıldığı ’Elimde Değil’ 12 şarkılık albümün 2. şarkısı. Sony müzik etiketli albüm, bir kaç bira içtikten sonra dinlenince kan’a karışmakta hiçbir sakınca görmüyor. Şarkılar birbirinden bağımsız gibi gözükse de, aslında ortada tek bir şarkı var. Kıvamı bu denli tutturan Vega, vazgeçilmez dertlerimiz aşk ve müzikten bahsetmiş şarkılarında. Bir aile grubu olan Vega, Deniz ve Tuğrul Akyüz‘den oluşmakta. Evli insanların birlikte müzik yapmalarından hep korkmuşumdur. Korkularımda bana hak vereceğinizi umarım, Çünkü ben doksanlarda ergendim.

Doksanlarda ister genç ol, ister ergenlik denen hatırlamak istemediğin dönemde ol, Oya-Bora ikilisinden kaçman imkansızdı. Onlar heryerdeydiler. Bu müthiş(!) karı-koca, ardı ardına yarattıkları dev(!) eserleriyle beyinlerimizde yeterince tahribata yol açar. Folklorik ve kızılderili kıyafeti karışımı bir imaj sahibi olan ikili, ‘Ara beni öptüm seni seni..’ adlı şarkılarıyla işaret fişeğini atar, bunun ardından ‘işimiz uyku,gücümüz uyku..miskinleştik azar azar..’ diyerek yoluna devam etme kararı alır. Ses ve yorum bakımından şarkı söylemesi yasaklanması gereken ikili, kafiye uyumuna dikkat edip basit şarkılarla üç-beş sene böyle idare ederler. Ama kültötesi ‘Saraylı’ albümü ikilinin sonunu getirir. ‘Kalk gidelim be saraylı, minderi kendinden yaylı’ adlı gizemli sözlere sahip şarkının bir yerinde Oya oldukça tiz sesiyle uzun hava okuyunca, onlar bile kendilerine tahammül edememiş olacaklar ki bizi rahat bırakmaya karar verirler.

Sinan Kaynakcı ve Zeynep Eylül Üçer’den oluşan ‘Pinhani’ ise sessizce gelen başarlı bir grup. Geçen yıl yayınlanan ’İnandığın Masallar’ grubun ilk albümü. Şu sıralar yayınlanan ‘Kavak Yelleri’ adlı dizinin müziklerini de yapan grup, Akın Eldes’le birlikte çalışmakta. Albümün prodüktörlüğünü üstelenen ve gitarıyla da desteğini esirgemeyen gitar ustası Eldes, grubu tüm canlı performanslarında yer alır. İmaj olayını hiç kasmayan elemanlardan oluşan Pinhani, yer yer monotonluk sınırına yanaşsa da kendilerine has bir müzik yarattıkları kesin. Birçok yerli grubun taklit olduğunu iddia eden, yurtdışında uzun yıllar yaşamış hayat arkadaşımdan bile ‘tam’ not almış bir grup. Bense onun taklit gördüğü grupların tamamına yakınının ’orijinal’ olduğunu ona kabul ettiremedimse de , sevgilimle aynı albümü dinleyerek romantik anlar yaşayabilmenin mutluğunu yaşamaktayım. Herşeyden uzaklaşmak istediğinde, biriyle sohbet eder gibi dinlenecek şarkılar. ‘Akşamüstü Şarkıları’ kategorisi oluşturacak olursam zirveye oynayacak bir masallar bütünü.. Gevşemek, rahatlamak, huzur her bünyeye lazım..

Arkadaşlar aranmalı, arabaya doluşup karpaz sahillerine doğru yol almalı. ‘Hele bir gel,bütün dertler bitiverir..’ diye söylenmeli hep bir ağızdan çoşkuyla, tıpkı ‘Pinhani’ gibi..


Halil Ağa haliltekno@yahoo.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder